Belgrad Uluslararası Politika ve Ekonomi Enstitüsü Avrasya Araştırmaları Merkezi Başkanı Dusan Prorokoviç, Kişinev’in Gagavuzya’ya yönelik politikalarını detaylı bir şekilde Sputnik’e verdiği röportajda analiz etti:
Prorokoviç, Moldova’nın mevcut durumunu ve siyasi elitlerin halkın gerçek arzularından ne kadar uzak olduğunu şu sözlerle özetliyor: “Moldova, hem içsel hem de dışsal dinamikler açısından oldukça karmaşık bir yapı gösteriyor. Siyasi elitlerin Avrupa entegrasyonu yönündeki kararlılığı yüksek olsa da, halkın büyük bir bölümü farklı bir yönü tercih ediyor ve bu ayrım, ülkenin siyasi ve toplumsal yapısında derin çatlaklar oluşturuyor.”
Prorokoviç, Moldova’nın Sovyetler Birliği döneminden miras kalan kültürel ve ulusal kimliğin, Batı Avrupa ülkelerinden farklı temel değerler üzerine inşa edildiğini vurguluyor. “Bu nedenle, Avrupa bütünleşme süreci Moldova’da oldukça olumsuz bir algı ile karşılanıyor,” diyor ve ekliyor: “Halkın Avrupa’ya yönelik olumsuz tutumu, en son seçimlerde açıkça görüldü. Batı’nın desteklediği adayın kazanması için büyük manipülasyon ve tahrifatların yapıldığını iddia edebiliriz.”
Maia Sandu’nun zaferi sonrası halkın memnuniyetsizliğinin azalmadığı, aksine daha da arttığına dikkat çeken Prorokoviç, gelecekteki seçimlerde bu durumun nasıl sonuçlanacağını büyük bir merakla izlediklerini belirtiyor. Ayrıca, Moldova’da tutuklamalar ve Gagavuzya üzerindeki artan baskının, bu politikaların devam edeceğinin göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Prorokoviç, “Maia Sandu ve onun gibi Batı yanlısı yetkililer, siyasi alanı ‘temizleme’ amacını taşıyorlar ve Romanya modelini örnek alarak muhalif güçleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar,” diyerek, bu durumun kaçınılmaz olduğunu ve önümüzdeki süreçte benzer politikaların devam edeceğine işaret ediyor. Sonuç olarak, Batı yanlısı yönetimlerin, Moldova’daki siyasi arenayı şekillendirmeye devam edeceği öngörüsünde bulunuyor.
