Radyo Sputnik’te yayımlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programında konuk olan Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu, Hacettepe Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı’ndan değerlendirmelerini paylaştı. ŞİÖ Zirvesi’nin 31 Ağustos – 1 Eylül tarihleri için planlandığını hatırlatan Mutlu, dünyanın yeni bir merkeze ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak şu görüşleri dile getirdi:
“Bilgi akışının kontrolünün kolaylaşıp zorlaşması, Batı’nın kurduğu anlatı karşısında alternatiflerin sunulması çabalarının artık dijital dünyada karşılık bulmasıyla ilgili bir süreçtir. Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü ile başlayan süreci genişleterek Medeniyetler Arası Diyalog adıyla farklı bir uygarlık ve kültür perspektifinin mümkün olduğunu gösterdi. Bu konferansa Asya’dan, Afrika’dan, Latin Amerika’dan ve 144 ülkeden temsilci katıldı. Ortak öneri, uluslararası ilişkilerde karşılıklı etkileşim ve ortak ilkeler etrafında hareket etmek yönündeydi; samimiyet kavramı ile “yarın muhatap farklı olsa da aynı konuyu aynı biçimde konuşma” hedefi öne çıktı. Artık bu hareket, tek blok oluşturmaya doğru işaret ediyor.”
“Avrupa panikte” başlığı altında Mutlu, Trump’ın Avrupa ile sınır çizdiği dönemde Avrupa’nın büyük bir panik yaşadığını belirtti. Avrupa savunma ve maliyetler konusunda belirleyici adımlar atarken, Amerika’nın sahadaki mühimmat kayıplarının sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Bu süreçte Avrupa’nın bağımsız bir rota izleme eğilimine girdiğini belirten Mutlu, Rusya’nın askeri kapasitesi konusundaki yanlış hesaplamaların da ortaya çıktığını söyledi.
“NATO’nun misyon problemleri” ise programda öne çıkan bir diğer konu oldu. NATO’nun kurulduğu dönemdeki amaçlar ile bugün karşılaşılan tehditlerin farklılaştığını belirten Mutlu, vekâlet savaşlarının ve kuvvetlerin kullanımında yeni riskler oluştuğunu dile getirdi. NATO için mevcut misyonun netleşmesi gerektiğini ve Orta Doğu’da CENTCOM benzeri yapıların Avrupa’daki rolünü yeniden sorgulamak gerektiğini ifade etti: “Bana bunun sürdürülebilirliği için mantıklı bir savunma stratejisi gösterin.”
“Asya’da askeri işbirliği güçleniyor” başlığıyla özetlenen bölümde Mutlu, karşı tarafın tutumunun belli olduğunu belirtti. Batının hegemonya hedefleri doğrultusunda kurulan cepheler arasındaki çatlakların kapanmadığını ve bu nedenle ŞİÖ’nün kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“Türkiye’nin doğal mevzisi Asya” düşüncesiyle Türkiye’nin jeopolitik tercihlerine değinen Mutlu, Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki Sadabat Paktı ve Balkan Antantı gibi güvenlik anlaşmalarını anımsattı. 1930’larda biçimlenen bu doğal hattın Türkiye için hâlâ geçerli olduğunu ve Türkiye’nin bu birliklerin içinde yer almak zorunda olduğunu belirtti.
“İsrail meşruiyetini kaybetti” ifadesiyle konuşmayı sonlandıran Mutlu, batı basınında İsrail’e yönelik eleştirel tonların arttığına değindi ve bazı hükümet dışı örgütlerin İsrail’in durdurulması yönündeki çağrılarını hatırlattı: “Batı’da meşruiyet kaybı tartışmaları yükseliyor.”
