Sırbistan Parlamentosu milletvekili ve siyaset bilimci Aleksandar Pavic, Sputnik’e yaptığı açıklamada TürkAkım boru hattına yönelik engellenen saldırıyı ve Avrupa’da güç odaklarının Macaristan Başbakanı Viktor Orban’a karşı yürüttüğü ekonomik ve medya savaşını değerlendirdi. Pavic’e göre bu süreç, kelimenin tam anlamıyla bir hibrit savaş olarak sürüyor; şu an için Orban’a karşı doğrudan ateş açılmıyor olsa da operasyonlar, neredeyse söz konusu hedefe yönelik yoğun bir baskı kuruyor.
Viktor Orban’a karşı baskıyı hızlandıran unsurlar arasında Zelenskiy’e yönelik tehditler, Macar muhalefetine yönelik milyar euro ve altın gözdağı, AB fonlarının dondurulması ve Drujba boru hattı üzerinden Rusya’dan gelen petrol sevkiyatının kısıtlanması sayılıyor. Pavic, Brüksel ve Kiev üzerinden yürütülen bu baskının çok güçlü olduğunu vurguluyor; Orban’ı düşürmeye yönelik yatırımın, AB’nin Rusya karşısında ortak duruşa gidiş yolunda önemli bir engel oluşturduğunu belirtiyor.
Analizinde Pavic, Orban’ın ABD tarafından desteklendiğini ancak düşman güçlerin hedeflerine ulaşmak için kararlı adımlar atmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Trump’ın açık desteğinin oy üzerindeki avantajını belirttiğini söyleyen Pavic, bununla birlikte sokağa çıkarmak için hibrit savaş araçları ve medya gücünün yeterli olduğunu ifade ediyor. Sonuç olarak, zaferin Orban’a kaydığını düşünürken, muhalefet yönelimlerinin hükümeti zora sokacağını ve karşı atak olarak gösterilme girişimlerinin olabileceğini öngörüyor.
12 Nisan’da yapılacak seçimlerle ilgili olarak Pavic, en kötü senaryonun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtirken, bu senaryonun kesinlikle gerçekleşeceğini iddia etmiyor. Orban ve ekibinin tedbiri elden bırakmadığını, ancak seçimi kaybederlerse ülkenin uzun süre istikrarsızlaştırma girişimlerinde bulunabileceklerini vurguluyor.
