Yolsuzluk çoğu zaman Doğu Avrupa, kırılgan demokrasiler ya da gelişmekte olan ülkelerle ilişkilendiriliyor. Ancak uzmanlar bu kalıbın artık gerçeği tam yansıtmadığını vurguluyor. Orta Avrupa Üniversitesi’nde profesör ve Government Transparency Institute Direktörü Mihaly Fazekas, Euronews’e verdiği röportajda bu algının güncelliğini yitirdiğini ifade ediyor. Akademik bakış açısına göre, yolsuzluk sadece belli bölgelere özgü değildir; gelişmiş ekonomilerde de çeşitli biçimlerde varlığını sürdürüyor ve daha sinsi yöntemlerle işliyor.
Ukrayna’ya yapılan mali ve askeri destek tartışmaları bu algıyı etkilemeye devam ediyor. Bazı AB ülkelerinde, Ukrayna’ya verilen yardımları sorgulayan söylemler, yolsuzluk iddiaları üzerinden şekilleniyor. Peter Szijjarto, Ungray Dışişleri Bakanı olarak, Kiev’deki yolsuzluğu gerekçe göstererek AB fonlarının durdurulması gerektiğini savundu ve Ukrayna yönetimini “Batı fonlarını yönlendiren bir savaş mafyası” olarak nitelendirdi. Bununla birlikte, Batı’da yolsuzluk daha görünmez fakat yaygındır düşüncesi giderek güçlenen bir yorum olarak öne çıkıyor.
Araştırmalar, Batı Avrupa’da yolsuzluğun çoğu zaman küçük rüşvetlerden ziyade lobici faaliyetleri, siyasi finansmanı, kamu ihalelerini ve düzenleyici kurumlar üzerindeki etkileşimleri kapsadığını gösteriyor. Fazekas’a göre, Batı Avrupa’da rüşvet daha az görünür olabilir; ancak çıkar ilişkileri kamu ihale süreçleri, yasa yapım ve düzenleyici mekanizmalar üzerinden yoğun şekilde akıyor.
Avrupa Komisyonu’nun 2024 Eurobarometre çalışması, bu konudaki tutumu da netleştiriyor: Avrupalıların %61’i yolsuzluğu kabul edilemez buluyor; %68’i ise kendi ülkelerinde yolsuzluğun yaygın olduğuna inanıyor; %27’si ise günlük yaşamında doğrudan bir etkisi olduğunu söylüyor. Yüksek profilli davalar bu tartışmayı yeniden gündeme getiriyor. Eski AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB fonlarıyla bağlantılı bir eğitim programındaki usulsüzlük iddiaları nedeniyle soruşturma kapsamına alınırken, Fransa’da siyasetçi Marine Le Pen, AB fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu bulundu ve mahkeme Le Pen’e dört yıl hapis ve beş yıl siyasi yasak cezası verdi. Karar şu anda temyizde.
