featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. ABD’nin Ukrayna’ya Silah Sevkiyatını Askıya Alması ve Bölgesel Gelişmeler

ABD’nin Ukrayna’ya Silah Sevkiyatını Askıya Alması ve Bölgesel Gelişmeler

ABD’den Ukrayna’ya Silah Sevkiyatında Önemli Güncelleme

Amerikan NBC televizyonunun güvenilir kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD hükümeti stratejik sebeplerle Ukrayna’ya yönelik bazı kritik silah sevkiyatlarını geçici olarak durdurma kararı almıştır. Bu kapsamda, sevkiyat listesindeki önemli silahlar arasında yüksek teknolojili Patriot hava savunma sistemleri, Hellfire ve Stinger füzeleri bulunmaktadır. Ayrıca, binlerce 155 milimetrelik parça tesirli obüs mühimmatı ve 250’den fazla yüksek hassasiyetli GMLRS füzesi de sevkiyatın askıya alınan silahlar arasında yer almaktadır.

Televizyonun haberinde, “Bekletilen silahlar arasında onlarca Patriot hava savunma sistemi, binlerce parça tesirli obüs mühimmatı, 100’den fazla Hellfire füzesi, 250’den fazla GMLRS füze sistemi ve ayrıca çeşitli ‘karadan havaya’ ve ‘havadan havaya’ füzeler ile bomba atarları bulunuyor” ifadeleri kullanıldı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise, bu kararın Amerikalıların çıkarlarını gözeterek alındığını ve sevkiyatın yeniden başlaması için gerekli değerlendirmelerin yapıldığını dile getirdi. Daha önce Politico dergisi, ABD’nin stoklarının azaldığını ve bu nedenle Ukrayna’ya yeni mühimmat ve silah sevkiyatlarının durdurulduğunu iddia etmişti.

Gelişmeler üzerine, Ukrayna büyükelçiliği, Washington’daki ABD büyükelçiliğinden üst düzey bir diplomatı Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı ve sevkiyatların tekrar başlaması konusunda uyarılarda bulundu. Bu gelişmeler, bölgesel dengeleri ve uluslararası ilişkileri yakından ilgilendiren önemli bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Emin Gürses ile Bölgesel ve Uluslararası Gelişmeler Üzerine Değerlendirmeler

İsrail ve ABD’nin Orta Doğu Politikaları

Prof. Dr. Emin Gürses, İsrail’in NATO üyesi olmamasına rağmen ABD açısından NATO ülkelerinden daha büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Ona göre, Amerikan dış politikasının temel taşları enerji kaynaklarının güvenliği ve İsrail’in bölgedeki güvencesidir. “İbrahim Anlaşmaları, İsrail’in güvenliğini sağlama amaçlı imzalanmış anlaşmalardır. İran ile yaşanan çatışma dönemlerinde Ürdün ve Türkiye gibi ülkeler de bölgesel savunma mekanizmalarında aktif rol almıştır. Özellikle Türkiye’de Malatya’daki radar üsleri, ABD ve İsrail’in bölgedeki stratejik planlarına hizmet etmektedir.”

Gürses, bölgedeki düzenlemelerin, enerji akışını ve İsrail’in güvenliğini koruma amacıyla sürekli olarak güncellendiğine vurgu yaptı. Sık sık gerginliklerin kasıtlı olarak devam ettirildiğini ve bununla bölgedeki güç dengelerinin sürekli yeniden şekillendirildiğini dile getirdi. “ABD ve müttefikleri, Arap ülkelerini korkutarak büyük finansal transferler ve bölgesel kontrolü elinde tutmaya devam ediyorlar.”

ABD’nin Ortadoğu ve Suriye Politikası

Gürses, ABD’nin Suriye’deki durumu ve İran politikalarını detaylandırdı. “ABD, Suriye’deki etkinliğini korumak ve İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlandırmak için çeşitli gizli planlar yapıyor. Sykes-Picot Anlaşması’nın günümüzde yeniden canlandırılmaya çalışıldığını ve bu planların, petrol paylaşımı ve bölgesel güç dengesi açısından sürdürüldüğünü belirtti.”

ABD’nin, özellikle Devrim Muhafızları’nın İran’daki gücünü kırmaya yönelik operasyonlar düzenlediğine dikkat çeken Gürses, “Devrim Muhafızları, İran ordusundan çok daha güçlü ve organize bir yapıdır. Dini liderle doğrudan bağlantılıdır ve bölgedeki en etkili güç konumundadırlar. Bu yapı, İran’ın bölgesel politikalarında belirleyici olup, ABD ve İsrail’in ciddi endişe kaynağıdır.”

İran ve Bölgesel Güçler

Prof. Gürses, İran’ın doğal kaynaklara ulaşma ve bölgesel nüfuzunu artırma çabalarını detaylandırdı. “İran, petrol ve doğalgaz rezervleri açısından zengin bir ülkedir. Trump döneminde ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına rağmen, İran’ın enerji sektörüne yönelik çeşitli gizli girişimler devam ediyor. Çin, İran’a destek vererek bu kaynakların kullanımını sürdürüyor. İran’daki Devrim Muhafızları, bu politikaların en önemli taşıyıcısıdır.”

İran’ın nükleer programı ve İsrail’e karşı yürütülen saldırılar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gürses, “İsrail, bölgede artık dokunulmazlık statüsünü kaybetti. İran’ın nükleer altyapısına yönelik yapılan saldırılar ve füze saldırıları, İsrail’in bölgedeki güvenliğinin sorgulanmasına yol açtı.”

İran Şahı’nın Oğlu ve İç Politika

İran’da muhalefetin ve halkın hareketlenmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Gürses, “İran Şahı’nın oğlunun halk nezdinde popüler olmaması ve karşılık bulmaması, iç karışıklık ihtimalini azaltıyor. Dış güçlerin planları ise, İran’da alternatif liderlik oluşturmak yerine mevcut dini lider ve Devrim Muhafızları’na dayanmaktadır.”

Özellikle Boris Johnson gibi İngiltere’nin üst düzey temsilcilerinin, İran’daki gelişmelerde önemli rol oynadığına işaret eden Gürses, “İngiltere, İran’daki muhalefeti yönlendirme ve Şah’a yakın figürleri destekleme konusunda aktif rol almaktadır. Ancak, İran’da halkın hareketlenmesi için somut alternatifler sunulmalı; aksi takdirde herhangi bir değişiklik mümkün değildir.”

Ukrayna ve Avrupa’daki Durum

Gürses, Ukrayna krizinin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi politikalarını derinden etkilediğine dikkat çekti. “ABD, Ukrayna’ya doğrudan müdahale yerine, Avrupa ülkelerini sorumluluk almaya zorlayarak, faturanın Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine çıkmasını sağladı. Bu durum, Almanya’nın ekonomik ve siyasi açıdan büyük bir yük altına girmesine neden oldu.”

Son olarak, Gürses, İngiltere’nin iç politikası ve liderlik değişimleri hakkında da bilgi verdi. “Keir Starmer’ın liderliği altında İşçi Partisi, alternatif bir politika geliştirmekte zorlanıyor. İngiltere’deki iç karışıklık ve dış politikadaki kararlar, büyük oranda ABD ve İngiltere’nin bölgesel planlarına bağlıdır.”

ABD’nin Ukrayna’ya Silah Sevkiyatını Askıya Alması ve Bölgesel Gelişmeler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir