Yerel kaynaklar, İsrail güçlerinin gece baskınları sırasında gerçek ve plastik mermiler kullandığını aktarıyor; ayaklarına isabet eden plastik mermiler bazı kişilerin yaralanmasına yol açtı. Aynı gece Susya köyünün bulunduğu Mesafir Yatta bölgesinde yerleşimcilerin saldırısı da kaydedildi; olaylarda dört Filistinli dumandan etkilenerek yaralandı, altı ev ile bir araç yanıp zarar gördü. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin evlere girdiğini ve eşyaları ateşe verdiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, 2023 yılından bu yana Batı Şeria’da binden fazla Filistinli’nin hayatını kaybettiğini ve binlerce kişinin yerinden edildiğini belirtirken, siyasal politikaların toplulukları yerinden etme riskini artırdığına dair uyarılar yaptı. Filistinli kökenli İsrailli milletvekili Eymen Avde, X üzerinden yaptığı paylaşımda, toprak gaspı eylemlerinin Tel Aviv yönetiminin himayesinde yürütüldüğüne işaret etti. Avde’nin sözleriyle, İsrailli yerleşimcilerin evleri ateşe vermesiyle birçok Filistinli ailenin evlerinde mahsur kaldığı ifade edildi ve Avde şu sözleri kurdu: “İşgal yalnızca yozlaştırmaz, aynı zamanda yok eder, yakar, yerle bir eder ve en önemlisi öldürür.”
İsrail ordusunun açıklamasına göre, bölgede bulunan Filistin mülklerinin kasıtlı olarak yakıldığına dair ihbarlar alınmış olup olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi. El-Halil’deki Mesafir Yatta bölgesi sık sık bu tür saldırılarla karşılaşıyor; bölgede koyunların çalındığı ve bir Filistinli’nin evine baskın yapılarak 30 koyunun alınması gibi iddialar da gündeme geldi. Ayrıca Sinjil kasabasında evlere girildi, kapılar kırıldı ve çatışmalar yaşandı; dronlar havada dolaşırken göz yaşartıcı gaz ve ışık fişekleri kullanıldı. Batı Şeria’nın kuzeyinde bazı binalar, yetkililerin onayı olmadan buldozerlerle yıkıldı.
Bu tür olaylar, Filistinli toplulukların güvenliği ve yerinden edilmeye karşı endişeleri artırırken, yasa dışı karakollara yönelik tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Buna karşın, bölgede daha önce defalarca yıkılan Kol Mevaser adlı karakolun yeniden inşa süreci, bazı yetkililerin bu tür inşaatlara göz yumulduğunu savunmasına yol açtı.
