featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Beyaz Saray’da Trump ve Netanyahu’nun Gazze Planı: Ortadoğu’da Yeni Bir Dönem mi?

Beyaz Saray’da Trump ve Netanyahu’nun Gazze Planı: Ortadoğu’da Yeni Bir Dönem mi?

Beyaz Saray’da Tarihi Ziyaret: Trump ve Netanyahu

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da ağırladığı ilk yabancı lider olarak İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu kabul etti. Bu buluşma, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda bölgedeki gerginlikler açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. Trump, burada ‘Gazze planı’ ile ilgili yaptığı açıklamalarla herkesi şaşkına çevirdi. Etnik temizliği adeta bir ‘imar seferberliği’ olarak sunarak, kendisini ‘emlakçı başkan’ pozisyonuna yerleştirmesi büyük bir yankı uyandırdı.

Trump, Netanyahu ile ortak basın toplantısında, “ABD’nin Gazze Şeridi’ni devralacağını” duyurdu. Enkaza dönmüş Gazze’yi yeniden inşa etme vaadiyle ortaya çıkan Trump, Filistinlilerin gidecek başka yerleri olmadığı için Gazze’de yaşamak zorunda olduklarını iddia etti. Bununla birlikte, ABD’nin ‘emlak meselelerini halletmesi’ sırasında komşu ülkelerde daha iyi koşullarda ağırlanacaklarını savundu. İnşaat planlarından bahsederken ise “tüm dünyadan insanların yaşayacağı uluslararası bir bölge” oluşturma fikrini dile getirdi.

Trump, “Orada uzun vadeli bir sahiplik pozisyonu görüyorum ve bunun belki de tüm Ortadoğu’ya büyük bir istikrar getireceğini düşünüyorum” diyerek, bu planın barış sağlayacağına dair iddialarda bulundu. Ayrıca, ABD askerlerinin ‘gerekirse Gazze’ye gitmesi’ konusundaki kapıyı açık bıraktı. Netanyahu’nun Trump’ı dinlerken memnuniyetini gizlemediği gözlerden kaçmadı; kendisini “İsrail’in Beyaz Saray’da sahip olduğu en büyük dostu” olarak nitelendirdi.

Trump’ın Gazze planı, başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinin tepkisini çekti. Ancak Trump, bu eleştirilere karşı geri adım atmadı ve Truth Social hesabından “Çatışmaların sonunda Gazze Şeridi İsrail tarafından ABD’ye devredilecek” şeklinde bir mesaj paylaştı. Trump, “Bölgede modern konutlar ve güzel topluluklar inşa edilecek. Bu insanlar için harika olacak – çoğunlukla Filistinlilerden bahsediyoruz” ifadesini kullandı. Ayrıca, “ABD’den hiçbir askere ihtiyaç duyulmayacak” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Şimdi dünya, Trump’ın bu planını ve uygulanabilirliğini tartışıyor. Bazıları bu durumu ‘ciddi olmadığını’ savunsa da, Gazze’deki ateşkes sürecine etkileriyle Ortadoğu’daki gerilimi artırabilecek sonuçlar üzerinde duruluyor. Bu gelişmeleri Doç. Yasin Atlıoğlu ile konuştuk.

Doç. Yasin Atlıoğlu ile Görüşme

Doç. Atlıoğlu, Trump’ın planı hakkında “kafa yormuş” göründüğünü ifade etti. Trump’ın uluslararası sistem açısından ‘çılgın ve pervasız’ söylemler kullandığını belirten Atlıoğlu, son bir yılda Lübnan ve Suriye dahil pek çok ülkede yaşananları göz önünde bulundurarak bu tehcir planının ciddiye alınması gerektiğini vurguladı:

  • “Trump kendi söylediğine göre bu plan üzerinde baya kafa yormuş. Bu başkanlığa başlamadan önceki dönemden kalan bir plan. Dolayısıyla Netanyahu’nun Trump’ın başkan seçilmesini bu kadar istemesinin nedenlerinden biri de bu olabilir. Belki de bu fikri paylaşmış olabilir.”
  • “Bu fikir, II. Dünya Savaşı sonrası uluslararası ilişkilerde oluşan güç dengeleri ve uluslararası hukuk gibi kavramlar bağlamında oldukça çılgın, pervasız bir söylem.”

Atlıoğlu, Ortadoğu’daki eski güç dengelerinin değiştiğini belirterek, ABD’nin rejim değişiklikleri yoluyla daha zayıf ve sorunlu rejimlerin ortaya çıkmasına neden olduğunu anımsattı:

  • “Gerek Trump’ın Netanyahu’nun ziyareti öncesi Mısır ve Ürdün ile ilgili söyledikleri, gerekse Netanyahu’nun ‘Biz Ortadoğu’nun siyasi haritasını, sınırlarını belirliyoruz’ demesi, aslında eski güç dengelerinin önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor.”
  • “Ortadoğu’daki çatışmalarla birlikte ciddi bir demografik dönüşüm de yaşanıyor.”

Trump’ın planının, bölgedeki ülkeler üzerinde nasıl etkiler yaratacağı ise merak konusu. Atlıoğlu, ABD’nin ‘sopa’ politikası izlediğini ve Trump’ın açıklamalarının yumuşatılması gerektiğini vurguladı:

  • “Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, Trump’ın açıklamalarını yumuşatıcı bir işlev görüyor. Bu noktada, Netanyahu’nun, Trump’ın önerisinin sadece ‘istekli olan Filistinlilerin gitmesi’ üzerine kurulu olduğunu belirtmesi önemli.”
  • “Aynı zamanda birçok ülke de Trump’ın planına tepki gösterdi. Suudi Arabistan, bölgede güçlü bir aktör haline geldi.”

Gazze’deki Durum ve Filistin Direnişi

Atlıoğlu, ateşkesle elde edilecek başarıların Hamas’ı zayıflatabileceğine ve silah yahut maddi destek imkanlarının kısıtlanabileceğine dikkat çekti:

  • “Gazze’deki insanların zorla çıkarılması durumu çok makul görünmüyor. Buradan dışarı çıkmak, insanların kendi topraklarından ayrılması anlamına gelir.”
  • “Hamas’ın orada gücünü koruyabilmesi için bir dış destekçi de yok. En büyük destekçisi İran, şu an kendi bekasıyla uğraşıyor.”

Atlıoğlu, Trump’ın planının uygulanması durumunda direnişin yeniden canlanabileceğini belirtti. Bu durum, İsrail’i tedirgin ediyor:

  • “Trump planını hayata geçirdiğinde, sadece Hamas değil, Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin de harekete geçmesi muhtemel.”
  • “Bu, bir İntifada’ya yol açabilir ve toplumun genelini kapsayan bir direniş hareketi olarak ortaya çıkabilir.”

Sonuç ve Geleceğe Dair Değerlendirmeler

Atlıoğlu, bölgedeki siyasi dinamiklerin değişebileceğini, Rusya ve Çin’in de yeni fırsatlar peşinde olabileceğini ifade etti:

  • “Rusya, Ukrayna savaşı sonrası Ortadoğu’ya ağırlık vermek isteyebilir. Çin ise ekonomik olarak etkisini artırma peşinde olabilir.”

Sonuç olarak, Trump’ın önerileri ve Ortadoğu’daki güç dengeleri, yalnızca bölgeyi değil, dünya genelinde de önemli sonuçlar doğurabilir. Gelişmeler, hem uluslararası ilişkiler hem de bölgesel istikrar açısından dikkatle izlenmeli.

Beyaz Saray’da Trump ve Netanyahu’nun Gazze Planı: Ortadoğu’da Yeni Bir Dönem mi?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir