Beytüllahim’in Doğuş Kilisesi’nde Noel sabahı kilise ayini düzenlendi. Yılın bu özel anında Kudüs Latin Patrikliği vekil patriği Pierbattista Pizzaballa başkanlık etti. Ayinden bir gün önce Gazze’deki savaş nedeniyle ara verilen kutlamaların ardından Manger Meydanı’nda yeniden toplanan Filistinli ve yabancı ziyaretçiler, bu yılki etkinliklere katılımın sınırlı kaldığını belirtti. Filistinli siyasetçi Mustafa Barghouti, Batı Şeria’daki İsrail kontrol noktalarının katılımı etkilediğini ifade etti. Barghouti, CNN’e verdiği demeçte şu sözleri paylaştı: “Batı Şeria tamamen kuşatma altında. İsrail yolları kapattı. Birçok insan gelemiyor; ekonomik zorluklar da geçişi güçleştiriyor.”

Fotoğraf ve haberler, Bethlehem Doğuş Kilisesi’nin Noel kutlamalarının bu yıl da canlılıkla yaşandığını ama katılımın önceki yıllara göre sınırlı kaldığını gösteriyor. Kilisenin kutlamaları sırasında yaşanan bazı gösterimler ve güvenlik önlemleri, gelen ziyaretçi sayısını etkiledi.
Gazze’de süren çatışmalarla paralel olarak Batı Şeria’da da durum giderek gerginleşiyor. İnsan hakları ve insani yardım örgütleri, UN OCHA’nın Kasım raporuna atıfla bu yıl içerisinde 30 binden fazla Filistinlinin zorla yerinden edileceğini öne sürdü; bu, bölgede uzun süreli bir yerinden edilme krizinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Batı Şeria’da 3.3 milyonu aşkın Filistinli yaşıyor ve bölgede son yıllarda artan baskınlar, evlere yönelik yıkımlar ve Yahudi yerleşimlerinin genişlemesi dikkat çekiyor.
UN OCHA’ya göre bu yıl Batı Şeria’da en az 233 Filistinli hayatını kaybetti; ölümlerin 52’sinin çocuk olduğu belirtilirken çoğunluğun gerçek mermiyle vurulduğu kaydedildi. İsrail ordusunun bazı kentlerde Filistinli silahlı gruplara karşı kapsamlı operasyonlar yürüttüğü haberleştirildi. Şiddetin yükselişiyle birlikte yasa dışı yerleşim faaliyeti de hız kazandı. İsrail hükümeti bu ay 19 yerleşim karakolunun yasallaştırılmasını onayladı ve mayıs ayı için 22 yeni yerleşim kurulacağını duyurdu. Peace Now (Barış Şimdi) örgütü, bu adımları son 30 yılın en büyük yerleşim genişlemesi olarak değerlendirdi.
Uluslararası kamuoyu, yerleşimlerin yasa dışı olduğuna işaret ederek, Avrupa ülkeleri de dâhil toplam 14 ülke ortak açıklama ile bu kararları eleştirdi. Kararların uluslararası hukuku ihlal ettiği ve bölgesel istikrarı zedeleme riski taşıdığı vurgulandı.
