featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Gazze Planı ve Bölgesel Denge: Trump, İsrail ve Suudi Arabistan Üzerinden Yeni Bir Politika Dizgesi

Gazze Planı ve Bölgesel Denge: Trump, İsrail ve Suudi Arabistan Üzerinden Yeni Bir Politika Dizgesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için açıkladığı plan, yalnızca bir ateşkes veya basit insani yardım paketi olarak görülemeyecek kadar çok boyutlu bir politika haritasını andırıyor. Plan, Gazze’nin yönetişimini yabancı bir vesayet yapısına devretme çabasıyla birlikte, Hamas’a karşı silahsızlandırma hedefini de içeriyor. Bu çerçevede bölgesel güç dengelerinin yeniden kurulduğu bir tablo ortaya çıkıyor; Batı’nın yaklaşımı, Körfez ülkelerinin hesapları ve Ankara ile Washington arasındaki diplomatik başlıklar bu tabloyu belirlemeye devam ediyor.

ABD’nin planı, yalnızca uygulanabilirlik kaygılarıyla değil, bölgedeki normalleşme süreçleriyle de yakından ilişkili bir kurgu olarak okunuyor. Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki potansiyel bir anlaşmanın dosyanın merkezine alınması, Riyad’ın savunma modernizasyonu, yapay zekâ yatırımları ve nükleer teknoloji alanındaki ihtiyaçları ile ABD’nin bu alanlarda destek arayışını üst sıralara taşıyor. Ancak Filistin devletinin kurulması ve bu yöndeki koşullarla ilgili tavır, Körfez’de hesapların hızla değişmesini engelliyor.

Suudi Veliaht Prensi’nin ağırlanması ve ABD’nin Gazze tasarısını BM güvenlik konseyinden geçirerek gündeme taşıması, akademisyen İslam Özkan ile yapılan görüşmede değerlendirildi. Özkan’a göre Suudi Arabistan, İsrail ile normalleşmeyi ancak Filistin Devleti’nin kurulması ve somut takvim garantileriyle aynı çerçeveye bağlı olarak değerlendirecek durumda. Gündemdeki temel meseleler arasında yüksek teknolojiye erişim, çip üretimi ve yapay zekâ kapasitesinin güçlendirilmesi için ABD ile yakın iş birliği ihtiyacı öne çıkarken, bu taleplerin karşılanması için Washington’un baskısını sürdürdüğü belirtiliyor.

F-35 ve nükleer iş birliği konularında belirsizlik sürüyor Özkan, Riyad’ın Çin ve Rusya ile ilişkilerini çeşitlendirme arayışını ABD baskısı nedeniyle tam olarak hayata geçiremediğini, F-35 konusunun ise hâlâ “vaat aşamasında” kaldığını vurguluyor. İsrail lobisinin bu uçakların başka ülkelere satışını engelleme eğilimi, normalleşme süreciyle birlikte değişkenlik gösterebiliyor. Ayrıca nükleer reaktör meselesinde, sivil amaçlı bir kurulum için uranyum zenginleştirme izni verilmemesi yönündeki şartlar teknik olarak çözülebilir olsa da siyasi riskler taşımaya devam ediyor.

Trump’ın planını uygulamanın zorlukları Özkan’a göre Gazze’ye yönelik insani bir çaba ve Kahire’deki anlaşmanın uygulanması, Hamas ve diğer direniş gruplarının tepkileriyle sınanacak. Hamas’ın iki kritik konuda taviz vermediğini belirten Özkan, vesayet ve silahsızlandırma şartlarına yönelik olarak iki madde üzerinde müzakerenin mümkün olabileceğini, ancak uluslararası güçlerin tarafsızlığı konusunda önemli soru işaretleri bulunduğunu söylüyor.

Türkiye’nin tutumu ve geniş kapsamlı değerlendirme Türkiye’nin BM kararına ya da Trump planına karşı açık bir karşıtlık göstermesinin düşük ihtimal olduğuna işaret eden Özkan, Ankara’nın Kahire Anlaşması’na olan imzası ve mevcut siyasi iklimin etkisiyle, sürece karşı sert bir duruş sergilemenin ihtimal dışı olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin dış politika iletişimini, Trump’a yakınlık ve İsrail politikasındaki yakın temaslar üzerinden şekillendirdiği, bu nedenle planın onaylanmasına yönelik kuvvetli bir karşı çıkışın zorlaşacağını belirtiyor.

Gazze Planı ve Bölgesel Denge: Trump, İsrail ve Suudi Arabistan Üzerinden Yeni Bir Politika Dizgesi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir