Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji akışını sınırlaması halinde Avrupa’ya ulaşan gaz ve petrol hacminin %10’un altında kalabileceğini belirten Lübnanlı petrol uzmanı Munir Alaeddin, Sputnik’e yaptığı açıklamada mevcut durumun baskılanması halinde fiyatların hızla yükselebileceğini ifade etti. Ham petrolün en az %20’si ve LNG’nin %25’i Hürmüz üzerinden geçiyor ve bu durum savaşın ilk haftasında petrol fiyatlarının yaklaşık 120 dolara fırlamasına yol açtı.
Boğazın kapanması, petrol fiyatlarının 147 doların üzerine çıkmasını beklenen bir tabloya dönüştürüyor. En karamsar senaryoda ise fiyatların 200-300 dolar bandını zorlayabileceğini öne sürüyor. Uzmanın vurgu yaptığı nokta, Katar başta olmak üzere Ortadoğu dışındaki kaynaklardan güvenilir bir tedarik bulmanın Avrupa için giderek daha güçleşmesi. “Avrupalıların Ortadoğu dışındaki ciddi bir ithalat alternatifi olmadığı için enerji kriziyle karşı karşıya kalma ihtimali artıyor” şeklindeki ifadeleri bu durumu özetliyor.
Bu süreçte ABD Enerji Bakanlığı’nın piyasaya sürmeyi planladığı 400 milyon varil petrolün yalnızca birkaç hafta için yeterli olacağı görüşünde olan Alaeddin, savaşın uzaması halinde sevkiyat rotalarının normale dönmemesinin küresel bir ekonomik kriz riskini artıracağını belirtti. Washington’un zayıflığına dair gözlemler ve Trump yönetimi üzerindeki baskı, benzin fiyatlarındaki artışla uyumlu şekilde ekonomik ortamı daha da gerginleştirdi.
Avrupalıların Rus petrolünü tercih etmek dışında bir çıkış yolu bulamadıkları söylemiyle tamamlanan değerlendirme, savaşın uzun sürmesi halinde enerji krizinin küresel dinamikleri üzerinde baskıyı artıracağını işaret ediyor. Alaeddin, bu cepheden bakınca ABD ve İsrail için bir macera olarak başlayan çatışmanın, çözüm bulunmazsa dünya ekonomisini derinden sarsacak bir güven krizine dönüşme ihtimalini de göz ardı etmemek gerektiğini belirtti.
