İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Sekreteri Celal Dehgani Firuzabadi, Körfez’de bir çatışma durumunda enerji güvenliğinin tehdit altında olacağını ve Hürmüz Boğazı’nın kapanabileceğini söyledi. Açıklama, bölgedeki ABD varlığının güçlendirildiği bir döneme denk geldi.
Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alıp küresel petrol ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Veri analiz şirketi Vortexa’ya göre boğazdan günlük ortalama 20 milyon varilden fazla ham petrol ve kondensat geçiyor; bu da yıllık olarak yaklaşık 600 milyar dolarlık enerji ticaretine karşılık geliyor.
Artan nükleer gerilim nedeniyle ABD Körfez’deki askeri varlığını artırırken, Denizcilik İdaresi ABD bayraklı gemilere İran karasularından uzak durmaları yönünde uyarı yayımladı. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatları %1’in üzerinde yükseliş gösterdi.
MI6’nın eski başkanı Sir Alex Younger, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol fiyatları üzerinde yaratacağı etkileri değerlendirirken, “Kapanma, dünya ekonomisi için şaşırtıcı bir şok yaratır” ifadesini kullandı.
Boğazın en dar noktası yaklaşık 40 kilometre genişliğinde olup güvenli geçiş için belirlenen koridor ise yaklaşık 10 kilometreyle sınırlı. Uzmanlar, bu dar alanı mayınlama ve askeri müdahale risklerine karşı kırılgan hale getirdiğini belirtiyor.
İran’ın boğazı kapatma senaryoları için ABD Kongre Araştırma Servisi raporlarında, seyir yasağı ilan etmek, gemileri denetlemek veya alıkoymak, uyarı ateşi açmak, deniz mayınları döşemek ve füze/denizaltı saldırıları gibi adımlar öne sürülmüş durumda.1980-1988 İran-Irak Savaşı döneminde benzer yöntemler kullanıldı ve sigorta maliyetleri hızla yükseldi.
Uzmanlar, İran’ın boğazı geçici olarak bloke edebilme kapasitesine dikkat çekerken, ABD ve müttefiklerinin olası müdahalesiyle deniz trafiğinin kısa sürede yeniden akacağını düşünüyor. Uzun süreli bir kapanmanın ihtimalinin düşük olduğuna vurgu yapılıyor.
EIA verileri, boğazdan geçen petrolün %84’ünün Asya pazarlarına yöneldiğini gösteriyor. En çok petrol ithal eden ülkeler arasında Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore bulunuyor; ABD’nin payı ise toplam tüketim içinde yaklaşık %2 seviyesinde kalıyor.
Çin, İran petrolünü 2024 yılında neredeyse tümünü karşılayacak şekilde tedarik ederken Hürmüz’ün kapanmasının Çin ve bölgedeki ortaklarını da etkileyebileceğini belirten enerji uzmanları, bu bağlamda alternatif güzergahlar için girişimleri hızlandırdı. BAE Fujairah Limanı’na yönelik boru hattı projeleri, Suudi Arabistan’ın yeniden kullanılan hatları ve İran’ın Goreh–Jask Boru Hattı gibi planlar bu dönemde ön plana çıkıyor. Ancak mevcut kapasitenin boğazın tamamen devre dışı kalmasını telafi etmeye yetmeyeceği ifade ediliyor.
