Ali el-Hayl, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, İran ile ABD arasındaki artan askeri gerilimin ABD’nin ulusal çıkarlarına uygun olmadığını ifade etti. Ona göre bu gerginlik, asıl savaşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile “faşist sağ kanadın” savaşı olarak psikolojik ve politik düzeyde tetiklenmesini işaret ediyor.
El-Hayl, olası bir çatışmanın Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmeyeceğini belirtirken, bu savaşın başlangıcının İsrail ve bağlı çevreler tarafından yapılacağına dikkat çekti. Bu durum, Amerika’daki vergi mükelleflerinin tepkileriyle de paralel olarak, para ve verginin hangi amaçlar için harcandığı sorularını güçlendiriyor.
ABD’deki kamuoyunun, hükümetin savaş politikalarına karşı yükselen eleştirileri ve gösterileriyle birbirine bağlandığını söyleyen uzmanlar, vergilerin savaşlar için neden kullanıldığını sorguluyor. Netanyahu’nun Aralık ayından bu yana ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a yönelik bir saldırı çağrısı yaptığı ve bu baskının, bazı görüşmecilere göre, Maskat ile Cenevre’deki görüşmelerden duyulan memnuniyetsizliğin dengesini değiştirmek amacı taşıdığı ifade ediliyor.
Küresel ölçekte, mevcut Amerikan yönetiminin askeri kapasitesini artırma yönündeki hamlelerin, Tahran’a baskı kurma ya da doğrudan savaşı başlatma hedefleriyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu güç yığınağının aynı zamanda iç politikadaki baskıyı azaltma ve dikkatleri iç sorunlardan dış sorunlara yönlendirme amacı taşıyabileceğini de sözlerine ekliyorlar.
İstikrar kaygıları ve bölgesel dengeler açısından bakıldığında, güç gösterisinin; İran’a karşı olan politikaların yeniden şekillendirilmesi ya da Ortadoğu’daki askeri varlığın yeniden konumlandırılması gibi farklı senaryoları gündeme taşıdığı görülüyor.
