İran’da Yüksek Liderlik görevi için potansiyel adayların belirlenmesi süreci hızlı ilerliyor. Ruhani Lider’in seçilmesi için gerekli çalışmalar sürerken, ülkedeki siyasi ve dini otoritenin en üst çatı noktası için isimler netleşmeye başladı. Uzmanlar Konseyi’nin karar süreciyle beraber liderlik arayışında yeni bir aşamaya girildiği belirtiliyor.
Ahmed Hattami, Cuma namazlarını yöneten ve Uzmanlar Konseyi üyesi konumunda olan bir isim olarak, liderin seçimine yönelik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Mehr Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Liderlik seçenekleri belirlendi ve ruhani bir liderin çok yakında seçileceğine dair işaretler var” sözlerini paylaştı. Devlet televizyonunda da bu sürece vurgu yapan Hattami, en kısa sürede sonuç alınacağını ancak mevcut durumun savaşla ilişkilendirildiğini belirtti.
Ruhani Lider’i seçme yetkisi ise 88 üyeden oluşan Uzmanlar Konseyi’nin elinde bulunuyor. Konseyin görevi, ülkenin en üst dini ve siyasi otoritesini tayin etmek. Konseyin bir diğer üyesi Ayetullah Mustafa Hüseyni, yeni liderin zamanlamasının netleşmediğini ifade etti; bu tespit, liderlik sürecinin hâlâ tamamlanmadığını ve hızla ilerlediğini gösteriyor.
Hamaney’in ölümü sonrası oluşan geçici yönetim, 40 günlük ulusal yas sürecini başlattı. Yeni Ruhani Lider belirlenene kadar ise ülkenin yönetimi bir geçici konsey tarafından yürütülüyor. Bu konsey şu isimlerden oluşuyor: İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Başkanı Gulam Hüseyin Mohseni-Ejei ve Anayasa Koruma Konseyi üyesi Alireza Arafi. Geçici yönetim, Uzmanlar Konseyi yeni lideri belirleyene kadar devlet işlerini sürdürmeye devam edecek.
Bölgesel gerilim ve kriz ise yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bölgede kızışmayı derinleştirdi. Cumartesi günü başlatılan hava saldırılarında İran’ın pek çok hedefi vuruldu ve büyük yıkım ile sivil kayıplar rapor edildi. İran ise karşılık olarak İsrail’e ve Orta Doğu’daki ABD üslerine yönelik misilleme operasyonlarına girişti. Böylece İran-ABD-İsrail arasındaki gerilim, hem askeri hareketleri hem de iç politika süreçlerini belirleyen kritik bir dönemeçte ilerliyor.
