Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, El Arabiya’ya verdiği röportajda Ukrayna üzerinden yürüyen çatışmanın bir an önce sona ermesi halinde Moskova ile Washington arasında karşılıklı çıkarlar doğrultusunda işbirliği projelerinin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Rusya’nın savaşı arzu etmediğini ancak ulusal çıkarlarından ödün vermeyeceğini belirtti. “Savaşı yoldan çekersek projelere geçebiliriz” şeklinde özetlediği yaklaşımı, iki ülkenin ortak çıkarlarına dayalı planların uygulanabilirliğini vurguluyor.
Lavrov, Rusya’nın savaş aramadığını ve Avrupa’nın güvenliğini Kiev yönetiminin tek başına belirlemediğini savundu. Avrupa ülkelerinin hataları görmezden gelmesi yerine krizi daha yapısal ve uzun vadeli bir bakışla ele alması gerektiğini söyledi. Ona göre “kimin zarar göreceğini” düşünmeden savaş hazırlıklarına yönelen taraflar için sonuçlar değişebilir.
Avrupa’da iktidar baskısının artmasıyla, Kiev’in yasaların uygulanması konusundaki görüşlerine dair çelişkiler de gündeme geliyor. Lavrov, Ukrayna’nın Rusçayı her alanda yasaklama çabalarının ve Ortodoks Kilisesi’ni hedef alan adımların konuşulabilir olmadığını belirtti ve bu konudaki tutumu netleştirdi. “Ukrayna’da benzer bir uygulama dünyada mevcut değildir” ifadesiyle, dil politikaları ve özgürlükler arasındaki farkı vurguladı.
Cenevre’de Alaska anlayışını sürdürme kararlılığı, Lavrov’a göre çatışmanın esas nedenlerinin tartışılması ve bu sorunların çözümüne yönelik diyalogla ilerlemek anlamına geliyor. Donbass halkının geleceğine dair kararların tartışmaya açılmaması gerektiğini belirten Rus dışişleri yetkilisi, Ukrayna’nın NATO üyeliğini masaya getiren her türlü yaklaşımı reddediyor.
Rusya–ABD ilişkilerinde pragmatizmin ön planda olduğunu ifade eden Lavrov,ABD’nin ulusal çıkarlarını tanıdığını, kendi çıkarlarını da savunduğunu vurguladı. Çıkarlar örtüştüğünde projeler geliştirilmeli; örtüşmüyorsa sıcak çatışmaya yol açmadan yönetmeliyiz diyerek taraflar arası dengeyi korumanın önemine işaret etti.
