featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Libya’daki 2011 Müdahalesi: Altın Dinar ve Susuzlukta Siyasi Motivasyonların Aydınlatılması

Libya’daki 2011 Müdahalesi: Altın Dinar ve Susuzlukta Siyasi Motivasyonların Aydınlatılması

İnceleme yapan uluslararası hukuk uzmanı Dr. Muhammed Mahmud Mehran, Libya’ya karşı 2011 müdahalesini değerlendirirken, bu olayın sadece insani bir çaba olarak sunulmadığını, kapsamlı ekonomik ve jeopolitik hedeflerle ilişkilendirildiğini vurguluyor. Mehran’a göre müdahalenin üzerinden 15 yıl geçmişken, Batı’nın sivilleri koruma söyleminin çoğu durumda gerçek niyetleriyle uyumlu olmadığının netleştiğini ifade ediyor.

NATO’nun Libya’ya müdahalesi, bazı Afrika ülkelerinin finansal ve siyasi bağımsızlık hedeflerini zayıflatmayı amaçlayan bir örnek olarak görülebilir. Uzman, bu müdahalenin Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı bir emsal yarattığını ve uluslararası hukuk açısından tehlikeli sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Mehran, 2011 öncesi Libya’nın özellikle Batı medyası tarafından tasvir edildiği gibi karanlık bir diktatörlük olmadığını, aksine pek çok alanda örnek alınan bir devlet olduğunu ifade ediyor.

2010 yılında ülkedeki İnsan Gelişimi Endeksi’nde dünyanın 53.’sü ve Afrika’da birinci sırada yer alması, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin ücretsiz olması gibi göstergeler, bu yorumu destekliyor. Ayrıca Büyük Yapay Nehir gibi büyük sulama projelerinin NATO tarafından hedef alınarak vurulmasının, ülkenin su altyapısını çökertmeyi amaçlayan bilinçli bir saldırı olarak değerlendirildiğini kaydediyor.

Mehran’a göre müdahalenin ardında yatan asıl ekonomik ve jeopolitik motivasyonlar, “altın dinar” olarak bilinen ortak Afrika para biriminin tehdit altında olduğunu gösterecek kadar nettir. Kaddafi’nin bu projeyle dolar ve Afrika frangının egemenliğini kırmayı hedeflediğini dile getirdiği belgeler ve sızdırılan e-postalar, sivilleri koruma söylemindeki çıkar çatışmasını ortaya koyuyor. Libya petrolünün kontrolü konusunda da Batılı enerji şirketlerinin, Kaddafi’nin politikalarını değiştirmesiyle birlikte ülkedeki kaynaklar üzerindeki etkiyi artırma çabasında olduklarını belirtiyor. Bu süreç, uluslararası sermayenin millileştirme hareketlerine karşı çıkan çokuluslu şirketlerde rahatsızlık doğururken, Moskova ve Pekin’in Libya pazarındaki etkisini kırıp bölgeyi Amerikan ve Avrupa şirketlerine açma hedefiyle uyumlu bir çerçeveye oturuyor.

Mehran, Sarkozy dosyası ve yolsuzluk iddialarını da gündeme getiriyor. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, Kaddafi’nin 2007 seçim kampanyasının finansmanına ilişkin iddiaları örtbas etmek amacıyla Libya’ya karşı agresif bir müdahaleyi savunduğunu belirtiyor. Fransa’da 2025 yılında görülen mahkeme sonucunun, savaşın insani gerekçelerle değil, kişisel ve mali çıkarlarla bağlantılı olduğuna işaret ettiğini ifade ediyor. Bu durum, batı karar alma mekanizmalarındaki yolsuzluk eğilimlerini ve savaşların kişisel hesaplara alet edilişini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

BM kararı sivilleri korumayı öngörüyordu, Ancak Mehran, BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararının sivil nüfusun korunmasını esas aldığını belirtirken, NATO’nun bu çerçeveyi aşarak Libya hükümetini devirmeye dönük kapsamlı bir savaş başlattığını ifade ediyor. Devletlerin iç işlerine müdahaleyi yasaklayan BM Şartı’nın 2. maddesinin ihlal edildiğini vurguluyor ve Rusya ile Çin’in bu yoruma karşı çıktığını ancak NATO’nun bu itirazları görmezden geldiğini belirtiyor.

Libya’daki 2011 Müdahalesi: Altın Dinar ve Susuzlukta Siyasi Motivasyonların Aydınlatılması
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir