Orta Doğu’daki siyasi dengeler ve askeri riskler yeniden gündeme gelirken, İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programında bölgede kalıcı bir çözüme yönelik iyimserliğin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ünal, değerlendirmelerinin öne çıkan başlıklarını şöyle özetledi:
Gazze’de ateşkes uzun ömürlü olmayabilir Tedirginlik veren kısa bir sakinleşmenin ardından kalıcı bir barış için gereken koşulların zor olduğunu ifade eden Ünal, iki devletli çözüm yönündeki umutların şu anda düşük göründüğünü belirtti. İsrail’in politikalarının giderek radikalleştiğini ve dinci bir eğilime doğru evrildiğini söyleyen Ünal, şu sözlerle devam etti: “Ateşkesin uygulanabilirliğini sağlayacak unsurlar netleşmeli. Hamas silahlarını bıraktığında kime devrettiği sorusu önem kazanır; Filistin yönetimine mi bırakılacak, yoksa İsrail bunu kabul eder mi?” Ayrıca iki devletli çözümün bugün için mümkün görünmediğini ifade etti ve ateşkesin güvenilirliği konusunda endişelerini paylaştı.
İran’a yönelik olası bir saldırı hazırlığı olabilir Ünal, bölgede geçici barış havasının, İran’a karşı bir baskı kurma amacıyla arabuluculuk ve ABD etkisinin güçlendirilmesi çabalarının bir parçası olabileceğini söyledi. Ateşkesin Arap devletlerinin yeniden ABD etkisine katılımını kolaylaştırdığını belirten Ünal, şu değerlendirmeyi yaptı: “İran’a yönelik bir saldırı, böyle bir denge kurulduktan sonra düşünülüyor olabilir. Ancak saldırı gerçekleşirse sonuçlar farklı şekilde ortaya çıkar.”
Arap devletleri ABD etkisini yeniden güvence altına alıyor Ünal, Arap ülkelerinin güvenlik alanında yeniden Washington’a itibar kazandırma yönündeki hareketlerinin bölgedeki nüfuzunu tetiklediğini ifade etti. Bu yönelimin İsrail ve ABD’nin bölgesel hedefleriyle uyumlu olduğuna dikkat çekti: “Birçok Arap devletinin İran’a karşı güvenliğin ABD tarafından sağlanmasını talep etmesi, bölgesel gerilimin esas dinamiğini oluşturuyor.”
Zengezur Koridoru ve Amerikan varlığı Zengezur’a Amerikan askerlerinin davet edilmesini Türkiye için tehlikeli bir gelişme olarak nitelendiren Ünal, bu adımın Türkiye ile Azerbaycan’ın ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını söyledi. “Bir Amerikan şirketinin oraya davet edilmesi veya bin civarında Amerikan askerinin konuşlandırılması konusundaki ayrıntılar netleşinceye kadar temkinli olmak gerektiğini belirtti. Türkiye ve Azerbaycan’ın bu süreçte hangi adımları atacağını dikkatle izlemek gerektiğini vurguladı.
