featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Şarm El-Şeyh Zirvesi ve Gazze: Soykırımımızı Unutturmazsın

Şarm El-Şeyh Zirvesi ve Gazze: Soykırımımızı Unutturmazsın

Gazze konusundaki gelişmeler ve tarışmalar

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Gazze’deki çatışmaların bir cezasızlık meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Röportajında, Gazze’deki şiddetin sona ermesi ve iki devletli çözüm için diyalog kapılarının açık tutulması gerektiğini söyledi. Ancak, sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğini de net bir dille ifade etti: barışın amacı unutmak değil, suçların bedelinin ödenmesi.

İki devletli çözüm vizyonuna olan desteğini yineleyen Sánchez, Batı Şeria’nın işgal altındaki durumunun unutulmaması gerektiğini ve Avrupa’nın Gazze’nin yeniden inşasını denetleyerek desteklemesi gerektiğini belirtti. Silah ambargolarının Gazze’de barış sağlanana dek sürdürülmesi gerektiğine dair görüşünü yineledi ve İspanya’nın barış gücü olarak asker gönderebileceği ihtimalini de gündeme getirdi.

Şarm El-Şeyh zirvesi, Mısır’da yürütülen müzakerelerin sonuçlarını ve Trump ile Erdoğan’ın katılımını kapsayan bir toplantı olarak öne çıktı. Zirveyle ilgili değerlendirmeleri ODAP kurucu direktörü Dr. Ali Semin ile paylaştık. Semin, bu süreci kötünün iyisi yaklaşımı olarak görüyor; birçok madde hâlâ netleşmemiş durumda ve özellikle rehineler konusunda belirlenen sürelerin uygulanması, sürecin başarısını belirleyecek kritik etkenler arasında.

Trump planı ve Gazzelilere yönelik olası adımlar hakkında Semin, planın görünmeyen yüzünde Gazze’den göç ettirme fikrinin hâlâ gündemde olduğunu vurguluyor. Trump’ın bu süreçte Arap dünyasına, özellikle Körfez ülkelerine ve Mısır’a yönelik dengeler kurarken, Gazze’yi uluslararasılaştırmaya çalıştığını ifade ediyor. Ancak bu planın uygulanabilirliğinin kısa vadede görünür olsa da orta ve uzun vadede zorluklarla karşılaşması muhtemel. İsrail’e basıncın sürmesi ve Gazze’den geri dönüşün kısıtlanması gibi unsurlar, sürecin temel dinamikleri arasında sayılıyor.

Filistinlilik bilincinin güçlenmesi konusunda Semin, Arap dünyasının Filistin meselesini pan-Arapizm üzerinden ele alışını eleştiriyor ve Filistinli kimliğinin gün geçtikçe daha görünür hâle geldiğini belirtiyor. 7 Ekim 2023 sonrası dönemde Filistinli gençlerin, artık sadece Arap ya da Müslüman olarak değil, Filistinli kimliğiyle hareket ettiğini ifade ediyor. Bu durumun, iki devletli çözüm tartışmalarını şu anda ikinci plana ittiğini belirtti.

Netanyahu’nun zirveye katılmaması ise İslam dünyasında önemli bir durum olarak değerlendirildi. Semin’e göre Netanyahu’nun mevcut konumunun izole bir hal almasına yol açması bekleniyor ve bu durum, İsrail ile Arap dünyası arasındaki normalleşme sürecinin kırılganlığını gösteriyor. Erdoğan ile yaşanan iletişimin ise bu süreçte dikkat çekici bulunduğunu belirtti.

Şarm El-Şeyh Zirvesi ve Gazze: Soykırımımızı Unutturmazsın
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir