Barre, askeri üsler kurulabileceğine dair endişelerin dünya genelinde güvenlik dengelerini etkileyebileceğini belirtti. Mısır merkezli AlQahera News ile yaptığı görüşmede İsrail’in açıklamasını zamanlama açısından değerlendirerek, başbakan Benyamin Netanyahu’nun ‘Büyük İsrail’ vizyonuyla bağlantı kurdu.
Kuzey Somali’de elde edilecek bir varlığın Kızıldeniz ile Bab-el-Mendeb Boğazı üzerinde stratejik bir kaldıraç sağlama potansiyelini vurgulayan Barre, bu bölgenin dünya deniz trafiği açısından kritik olduğuna işaret etti. Barre, İsrail’in kuzey Somali’de güç kazanmasının bölgesel güvenlik risklerini artırabileceğini savundu ve bunun mevcut uluslararası dengelerden faydalanılarak planlandığını ileri sürdü.
‘Tehlikeli hedeflere hizmet ediyor’ başlığıyla öne çıkan açıklamada Barre, bu adımın sadece sembolik olmadığını kaydetti. Kararın, Somali’nin ötesine yayılan tehlikeli hedeflere hizmet edebileceğini ve özellikle Kızıldeniz’e kıyısı olan Arap ve İslam ülkelerini tehdit edebileceğini belirtti. İsrail’in bölgedeki askeri varlığını artırarak güvenlik risklerini büyütebileceğine vurgu yapan Barre, kuzeydeki Somali vatandaşlarının da bu gelişmelerden olumsuz etkilenebileceğini ifade etti.
‘Hiç kimsenin Filistinlileri zorla yerinden etme hakkı yok’ başlığıyla devam eden görüşte Barre, Filistinlilerin başka bölgelere yerleştirilmesine dair iddialara karşı durdu. Somali’nin zorla yerinden etmeyi reddediyor olduğunu kaydeden Barre, ‘Hiç kimsenin Filistinlileri kendi topraklarından sürmeye hakkı yoktur’ sözlerini yineledi. Herhangi bir Arap’ın Somali’de özgür iradesiyle yaşayabileceğini kabul etmekle birlikte, insanların iradeleri dışında başka yerlere taşınmasının kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtti.
