featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. İran’daki Gösteriler ve Uluslararası Müdahaleler: İç ve Dış Baskılarla Yükselen Krizin Kesiştiği Nokta

İran’daki Gösteriler ve Uluslararası Müdahaleler: İç ve Dış Baskılarla Yükselen Krizin Kesiştiği Nokta

Para biriminin değer kaybı üzerine başlayan gösteriler, 28 Aralık 2025’te Tahran Büyük Çarşısı esnafının tepkisiyle alevlendi ve farklı kesimlerin katılımıyla yayılıyor. Hükümetin tıkanıklığı derinleşirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın müdahale mesajları gerilimi uluslararası bir boyuta taşıyor. Trump’ın desteğini dile getirdiği bazı açıklamalarla Washington’daki hareket, kısa vadede bir kriz kapısını aralıyor.

İsrail, Mossad aracılığıyla Orta Doğu’daki etkisini artırmayı hedeflerken ABD’nin İran’a karşı politikalarıyla uyumlu bir baskı kuruyor. Bu süreçte İran’daki gelişmeleri akademisyen Dr. Mehmet Akif Koç ile değerlendirdik. Koç, protestoları üç temel dinamik çerçevesinde ele alıyor: anayasal çatışmalar, kimlik talepleri ve ekonomik dış baskılar.

İran’daki kriz üç ana parçadan besleniyor: Yapısal sorunlar, konjonktürel gelişmeler ve kimlik- sosyoloji üzerinden ortaya çıkan talepler. Anayasanın doğurduğu gerilimler, ılımlılar ile şahin kanat arasındaki çatışmayı derinleştirmiş durumda. 45-50 yıl boyunca süregelen bu ayrışma, güvenlik politikalarından ekonomiye kadar pek çok alanı etkiliyor. Halkın kimlik talepleri ise dindarlık, sekülerlik, etnik ve mezhepsel farklılıklar gibi çeşitli yönlerle farklılaşarak ortaya çıkıyor. Kadın hareketleri, Kürtler ve diğer toplulukların talepleri, bu yarılmayı görünür kılıyor. 2009’daki seçime yönelik itirazlar, benzin fiyatlarındaki tepkiler ve Mahsa Amini olayları bu serpintilere örnek teşkil ediyor. Şu anda ekonomik nedenler kimlik taleplerine dönüşmüş durumda.

Konjonktürel dinamikler arasında İran’ın bölgede artan hegemonyasının gerilemesi ve ağırlaştırılan yaptırımlar etken olarak görülüyor. 2004-2005’lerden bu yana nükleer dosya yaptırımları sürerken, Trump yönetimiyle birlikte baskı daha da yoğunlaşıyor. İran’ın petrol satışında karşılaştığı kısıtlamalar, uluslararası taşımacılığın sınırlanmasıyla birleşince ekonomik sıkıntılar derinleşiyor. 2019’a kadar Türkiye de dahil bazı ülkeler alımları sürdürse de riskler yükseliyor. Bu süreçte enflasyon ve işsizlik sorunları mevcut krizin alevlenmesini tetikliyor.

Antiemperyalizm yükselişi: ABD ve İsrail’in baskılarının İranlı kimliğini ön plana çıkarması, içteki sorunlarla birleşerek anti-emperyalist bir ton kazandırıyor. Koç’a göre toplumsal tablo, tek bir gösterici kitlesinden ziyade değişen ve çoğalan taleplerle şekilleniyor. Herkesin aynı taleple sokakta olmadığını vurguluyor; bazıları rejim değişikliği talep ederken bazıları ekonomik iyileştirme veya kimlik talepleri peşinde. Bu çeşitlilik, sokağa çıkanların kimlik ve motivasyonlarını şehir ve sektör bazında ayırt etmeyi gerektiriyor.

ABD’nin olası müdahalesi ve maliyet hesabı: Koç, ABD’nin İran’a yönelik adımlarının daha çok açıklama ve sınırlı operasyon düzeyinde kalacağını öne sürüyor. Kara işgali ihtimalinin geçmiş örneklerle karşılaştırıldığında gerçekçi olmadığını belirtiyor; maliyetli bir müdahalenin ülkedeki karşıtlığın büyümesine yol açabileceğini dile getiriyor. Eğer dış müdahaleler silahlı çatışmayı yeniden alevlendirirse, rejimin tepkisi daha sertleşebilir ve sokaklar yeniden karışabilir. Ancak mevcut tablo, iç dinamiklerin kendi kendine sürüklediği bir süreç olarak da değerlendiriliyor.

İran’daki Gösteriler ve Uluslararası Müdahaleler: İç ve Dış Baskılarla Yükselen Krizin Kesiştiği Nokta
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir