İran, ABD’nin arabuluculuğuyla barış sürecini yeniden şekillendirme çabalarına dair kendi önerisini paylaştı ve bu adımı, savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesini hedefleyen bir _genel çerçeve_ olarak sundu. Özellikle Lübnan ve çevresinde devam eden çatışmaların durdurulması talebi öne çıkıyor; ardından ikincil müzakereler gündeme geliyor ve bu süreçte Körfez ile Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin sağlanması üzerinde duruluyor.
İranlı yetkililer, müzakerenin ilk aşamasının esas olarak çatışmaların bitirilmesine odaklanmasını, sonrasında ise nükleer program ve bölgede desteklenen unsurlar gibi konuların ele alınacağı ikinci aşamaya geçileceğini belirtiyor. Katar merkezli Al Jazeera’ye konuşan bir yetkili, “Yanıtımız bölge genelinde, özellikle Lübnan’daki savaşın sonlanmasına ve Washington ile olan anlaşmazlıkların çözümüne odaklanıyor,” dedi.
ABD tarafında yayılan raporlara göre Washington, İran’ın elinde bulunan yaklaşık 440 kilogram yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum konusunda farklı seçenekler üzerinde duruyor. Bu seçenekler arasında yüksek dereceli uranyumun kısmen seyreltildiği ve geri kalan kısmın üçüncü bir ülkeye devredildiği yönünde görüşler vardı. Tasnim haber ajansı ise “İran’ın yanıtı yalnızca İran halkının temel haklarına vurgu yapıyor” bilgisini paylaştı. İran’da kimse Trump’ı memnun edecek bir planın yükünü taşımıyor ifadesiyle, yayımlanan görüşler arasındaki ortak payda şu şekilde özetleniyor: İran, ABD baskısına rağmen kendi şartlarını koruyor ve analistler, Washington’un daha çok ekonomik baskıyı ve sınırlı askeri adımları artırabileceğini değerlendiriyor.
