Analist Tobias Nase, pilotların kurtarılmasının operasyonu tamamen kurtarmadığını savunuyor ve kamuoyuna yansımayan gerçek kayıpların olduğuna işaret ediyor. Sputnik’e yaptığı açıklamada Nase, ABD ordusunun hedefi olan kurtarma girişimi için İran topraklarına uzanan bir operasyon merkezi kurduğunu, en az iki C-130 nakliye uçağı ile çok sayıda helikopterin katılımını işaret etti. Ancak İran güçlerinin hızlı tepkisiyle bölge adeta savaş alanına dönüştü.
Görsel kanıtlar, hasar gören ABD hava araçlarının baskı altında kaldığını ve bölgeden kaçmaya çalıştığını gösteriyor; bu da, pilotlar kurtarılmış olsa dahi operasyonel açıdan tam bir yıkım anlamına geliyor. Kayıplar kamuoyundan saklanıyor mu? sorusu, operasyonun geniş kapsamı dikkate alındığında gündeme geliyor. Nase, Washington yönetiminin halk desteğini zedelememek için ölü sayısını sakladığını savunuyor.
“Bu tür bir operasyonda sahada 100 ile 200 arası asker bulunur. İran’ın kendi kayıplarını açıklamasına rağmen ABD’nin sessiz kalması, olağan akışa aykırı bir durumdur. Cenazeler tahliye edilmiş olsa bile kayıp verilir, gizlilik bunu değiştirmez” şeklindeki ifadelerle Nase, operasyonun boyutunu vurguluyor.
“Trump yönetimi için siyasi darbe” değerlendirmesiyle Yugoslavya İç Savaşı’ndan bu yana bu ölçekli bir kurtarma operasyonunun görülmediğini söyleyen analist, İran’ın operasyon merkezi tespit ederek saldırıya geçmesini büyük bir operasyonel başarı olarak nitelendiriyor. Bu gelişmeler Beyaz Saray’da gerilimi artırırken Nase, “Trump, müzakere masasına etkili sonuçlar elde etmek için baskı uygulamaya devam ediyor; fakat İranlılar artık görüşmelere sıcak bakmıyor ve bu da Trump’ı alışık olmadık bir savunma içinde bırakıyor” değerlendirmesiyle süreci özetledi.
