ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri sonrası gece yarısı başlayan saldırılar, Hürmüz Boğazı çevresindeki bölgeleri hedef aldı. Saldırılar kapsamında Güney İran’da yer alan Hürmüzgan eyaleti sınırları içinde Sirik ve Bender Abbas şehirleri ile Ebu Musa Adası; Sistan ve Beluçistan sınırında Çabahar ve Kunarek şehirleri; Buşehr eyaletinde bulunan Buşehr kenti zarar gördü. Buşehr’in güneyindeki bir askeri üs iki füze ile vurulurken, Çabahar’daki iki deniz trafiği kontrol kulesi saldırıya maruz kaldı. Buşehr Nükleer Santrali’nin zarar görmediği ifade edildi ve Çabahar’da bulunan İmam Ali Hastanesi’ne de şarapnel parçaları isabet etti.
İran tarafında ise Ayetullah Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhsin Rızai, ABD’ye karşı sert mesajlar yayımladı ve saldırganların cezalandırılacağını belirtti. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD’nin Güney İran’a yönelik operasyonlarına karşı “ezici bir karşılık” verileceğini söyledi. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu saldırıların İran tarafından organize edilmediğini ve taraflar arasındaki arabuluculuk çabalarının sürdüğünü belirtti. Washington’ın gerilimi artırmak istemediğini vurgulayan ABD yetkilileri, bölgedeki çatışmaların yalnızca çatışmayı sonlandırmak amacıyla değil, İran’ın nükleer programının sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütüldüğünü ifade etti.
Katar öncülüğünde yürütülen diplomatik süreçler, bölge ülkelerinin temaslarını artırmasına yol açtı. Pakistan ve bazı komşular da temasları yoğunlaştırmış durumda; taraflar arasındaki telefon diplomasisi ve teknik heyetler arası görüşmeler kesintiye uğramadan sürüyor. Amaç, askeri çatışmaların sonlandırılması yanında, İran’ın nükleer programının kısıtlanması ve uluslararası deniz trafiğinin güvence altına alınmasıdır.
Hürmüz’deki krizin derinleşmesi, enerji piyasalarını da etkiledi. İran’ın bozulan geçişler nedeniyle bazı ticari gemileri hedef almasıyla başlayan gerilim, ABD’nin İran’daki operasyonlarıyla yeniden tırmandı. Deniz taşımacılığında yaşanan kesintiler, küresel petrol arzı ve fiyatları üzerinde baskılar oluşturuyor. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre, ABD liderliğindeki rota üzerinden seyreden büyük gemilerin sayısı son günlerde azalıyor. Analistler, bu durumun petrol piyasaları üzerinde yeni baskılar yaratabileceğini dile getiriyor.
Piyasalar, gelişmeleri yakından izlemeye devam ediyor. Brent petrolün hafta boyunca yükseliş eğilimini sürdürmesi ve ABD’nin stratejik petrol rezervlerindeki düşüş, uzun süreli bir çatışmanın olası etkileri konusunda tartışmaları tetikliyor.
