featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Dış Politika Analizi: Barrack’ın Suriye ve Türkiye Üzerine Değerlendirmeleri – ADF 2026 Söyleşisi

Dış Politika Analizi: Barrack’ın Suriye ve Türkiye Üzerine Değerlendirmeleri – ADF 2026 Söyleşisi

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World kıdemli sunucusu Andrea Sanke’nin yaptığı programda Barrack, Orta Doğu’nun bugününe dair görüşlerini paylaştı. İsrail’in güneyindeki Dürzileri akrabaları olarak gördüğünü ifade eden Barrack, Suriye’nin durumunu değerlendirirken, Süveyda’daki gelişmelerin ardından sınırları aşan ve “Dürzileri koruduğunu” savunmasını sürdürdü; bu yaklaşımı, 7 Ekim sonrası değişen şartlar üzerinden açıkladı.

Netanyahu’nun sözlerini hatırlatan Barrack, güvenlik hatlarının aşılmaması gerektiğini dile getirirken 1967, 1974 ve 8 Aralık hattı gibi sınırları artık gözetmeyen bir konumdan söz etti. Suriye’nin bu süreçte temkinli davranmayı seçerek çatışmaya girmemesiyle ihlallerin sürmesini nasıl gördüğünü anlattı. Suriye ise “defalarca görüştüklerini” belirterek İsrail’e karşı düşmanca bir tutum sergilemediğini ve normalleşme yönünde adımlar atılabileceğini ifade etti.

Barrack, geçmişte Kürtler ve Dürzilerle, İran ile yakın ilişkiler içinde bulunmuş olan Suriye için bugün bölgede nispeten istikrarlı bir konumun ortaya çıktığını vurguladı. İsrail’in askeri operasyonlarına yönelik eleştirilerinin olmasına rağmen, Suriye’nin karşı tarafla doğrudan çatışmaya girmediğini, 8 Aralık’tan bu yana tek kurşun dahi atmadığını vurguladı ve Şara yönetiminin düşmanlık istemediğini, saldırmazlık ve normalleşme yönündeki tutumunu tekrarladığını aktardı.

Türkiye’nin jeopolitik rolü ve bölgesel etkileri konusunda Barrack, Türkiye’nin sadece NATO’nun en büyük ikinci üyesi olmasıyla sınırlı kalmayıp nüfusu, kaynakları ve askeri kapasitesiyle bölgedeki en önemli aktörlerden biri olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda, Türkiye’nin bölgedeki güç dinamikleri üzerinde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.

Birleşik bir güvenlik yaklaşımının kalıcı çözümler üretebileceğini söyleyen Barrack, askeri çözümlerin uzun vadeli barış sağlamadığını belirtti. Lübnan örneğine işaret ederken 1949’daki ateşkes ve Taif Anlaşması’nın kalıcı istikrar sağlamadığını; bu noktada gerilimleri ancak çok taraflı diyalog ve normalleşme süreçleriyle azaltmanın mümkün olduğunu ifade etti. İsrail’in saldırılarının bölgedeki milis gruplarının varlığını güçlendirdiğini söyleyen Barrack, bölgedeki aktörlerin sızan bir rekabet ve çatışma döngüsünü sürdürdüğünü belirtti. Türkiye’nin bu bağlamda sağlıklı bir liderlikle, bölgesel dönüşüm için kritik bir ortak olduğunu düşündüğünü ekledi.

Çözüm yolunun refah ve diplomasiyle başladığına işaret eden Barrack, Erdoğan’ı “etkili bir lider” olarak nitelendirdi ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun çıkarlarına uygun hareket etmesinin bölgede dengeleri nasıl etkilediğini değerlendirdi. Orta Doğu’da güç dengelerinin belirleyici olduğunu söyleyen Barrack, zayıf aktörlerin dezavantajlı konuma sürüklendiğini belirtti ve Türkiye’nin bu süreçte kilit bir rol oynayacağını ifade etti. Suriye’deki gelişmelerden hareketle, güçlü liderliğin bölgesel dönüşümlerde etkili olduğuna dikkat çekti ve Türkiye’nin bu çerçevedeki rolünün altını çizdi.

Dış Politika Analizi: Barrack’ın Suriye ve Türkiye Üzerine Değerlendirmeleri – ADF 2026 Söyleşisi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir