Başkent Meksiko’da konuşan Mexico Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ülke karşıtı uluslararası ve yerel muhafazakar çevrelerin medya saldırıları ve dijital kampanyalar üzerinden ülkeye baskı kurduğunu savundu. Son dönemde hükümetinin milyonlarca dolarlık sosyal medya çabaları ile hedef alındığını belirtti ve bunun tesadüfi olmadığını vurguladı.
ABD’nin iç işlerine müdahale girişimlerinin artışına karşı uyarıda bulunan Sheinbaum, uluslararası sağın desteklediği istikrarsızlaştırma yöntemlerinin değiştiğini, ancak amacın aynı kaldığını ifade etti. Artık dijital kampanyalar ve dezenformasyon operasyonlarıyla hükümetleri ve hareketleri zayıflatmaya çalıştıklarını belirtti.
ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı bir birimin, aralarında bir vali, bir belediye başkanı ve görevdeki bir senatörün de bulunduğu 10 Meksika vatandaşı hakkında delil sunmaksızın iade talebinde bulunduğunu hatırlatan Sheinbaum, bunun iki ülke ilişkilerinde eşsiz bir durum olduğunu söyledi. Ayrıca “Bu gerçekten organize suçla mücadeleye yönelik samimi bir ilgi mi? Yoksa Amerikan aşırı sağının 2026 seçimleri için ülkemizi kullanma girişimi mi? Ya da 2027’de Meksika’daki seçimleri etkilemek mi istiyorlar?” sorularını yöneltti.
Meksika’nın hiçbir tarafın “pinyatası” olmadığını ifade eden Sheinbaum, dış baskıların kurumlarımıza müdahale edilmesini gerektirmediğini, bunu artık iş birliği olarak değil müdahale olarak gördüklerini söyledi. ABD’de nisan ayında yayımlanan iddianamede, Sinaloa Valisi Ruben Rocha Moya başta olmak üzere 10 Meksikalı eski ve mevcut yetkili hakkında uyuşturucu kaçakçılığına yardım iddiası bulunduğunu ve bazı isimlerin MORENA ile ilişkili olduğunun öne sürüldüğünü hatırlattı. ABD’nin Sinaloa Karteli tarafından sendikasyonu yapılan fentanil sorguladığı ve bunun yıl boyunca yüz binlerce Amerikalı ölümüyle sonuçlandığı iddialarına değindi.
