ABD ile İran arasında uzun süredir süregelen gerilimin yatışmasına yönelik tarihi bir mutabakat zaptının önümüzdeki hafta imzalanması planlanıyor. Bu adım, Hürmüz Boğazı güvenliğini sağlama ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması gibi kritik hususları içeren yol gösterici maddelerle birlikte 60 günlük yeni bir müzakere sürecinin başlangıcını tetikleyecek.
İki ülke arasında imzalanacak anlaşma, küresel enerji akışlarında ve bölgesel güvenlik dengelerinde köklü değişiklikler doğurabilir. Taslak olarak görülen metin, İran’ın önümüzdeki 15-20 yıl içinde uranyum zenginleştirme çalışmalarını tamamen durdurmayı ve mevcut nükleer tesislerini kademeli olarak sökmeyi öngörüyor. Karşılığında ABD, İran’a uygulanan ekonomik yaptırımları aşamalı olarak hafifletmeyi taahhüt ediyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi sürecinin de mutabakatın hemen ardından başlatılması planlanıyor.
ABD istihbarat raporları bu süreçte İran’ın nükleer silah edinme amacı olmadığını, mevcut hedefinin gerektiğinde bu tür bir teknolojiye ulaşımın yolunu açmak için altyapıyı geliştirmek olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, taraflar arasında olası bir barış ve işbirliği çerçevesinin temelini oluşturacak nitelikte olarak değerlendiriliyor.
Diplomatik kanallarda liderler arasındaki onay mekanizmasının tamamlandığına dair işaretler kuvvetli. ABD Başkanı Donald Trump, İranlı liderliğin anlaşma metnini onayladığını ifade ederken; İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağhayi da mutabakatın ana hatlarında karşılıklı uzlaşı sağlandığını belirtti. İran tarafı, çatışmaların tüm cephelerde durdurulmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesini gerektiğini vurguluyor.
