ABD yetkililerinin Küba’yı hedefleyen son brifinglerinde, yaklaşan operasyon seçenekleri ve olası askerî hareket planları üzerinde yoğunlaştıkları belirtildi. Değerlendirmeler arasında, özel eğitime sahip tek birlik olan 101. Hava İndirme Tümeni’nin geniş çaplı bir hava indirme göreviyle bölgeye müdahale etme kapasitesi de masaya yatırıldı.
Gizli brifinglere yakın kaynaklar, bu tür kararların alınacağı yönündeki iddiaların Trump yönetiminin veya Pentagon’un tek başına karar verdiği anlamına gelmediğini vurguluyor. Bu nedenle istihbarat ve güvenlik konularında yapılan görüşmelerde dikkatler Küba’nın mevcut savunma yeteneklerine çevriliyordu.
Küba’nın askeri kapasitesi yakından izleniyor ve istihbarat raporları, kaynağı paylaşılmayan insansız hava araçları edinildiğini değerlendiriyor. Savunma Bakanı Hegseth, Guantanamo Körfezi yakınlarında ziyaret ettiği bir tören sırasında, Küba’nın ABD topraklarına veya üste zarar verecek silahlar elde etmesi halinde karşılık verileceğini söylemişti. Ayrıca Guantanamo Üssü’nün uzun süredir süregelen bir anlaşmazlığın odak noktası olduğuna dikkat çekildi.
Fidel Castro yönetiminin 1903 kira sözleşmesini geçersiz sayması, ABD’nin kira ödemelerini kabul etmediğini hatırlatırken, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlar sebebiyle en gelişmiş hava araçları ve istihbarat kapasitesinin büyük bölümünü Ortadoğu’ya kaydırdığı belirtildi. Bu durumda mevcut şartlarda Küba’ya odaklanmanın şu an için gerçekçi görünmediğini belirtildi.
Trump yönetimi baskıyı artırıyor ve göreve döndüğünden bu yana Küba’ya karşı “azami baskı” politikasını yeniden sahaya sürdü. 2025 Ocak’ta Küba’nın yeniden “terör destekleyen ülkeler” listesine dahil edilmesi planlanırken, GAESA gibi Küba’daki önemli ticaret ortaklarına yönelik kısıtlamalar geri getirildi. Washington ayrıca Küba’nın yurtdışındaki sağlık misyonlarına karşı yeni vize kısıtlamaları uygulamaya başladı.
Son dönemde yaptırımlar da genişliyor; petrol tedarikinde rol alan yabancı ülke ve şirketler hedef alınıyor. Ülkedeki üst düzey yetkililer arasında Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel başta olmak üzere birçok figür yaptırım listesine dahil edildi. Bu süreç, özellikle yakıt kıtlığı ve uzun elektrik kesintileriyle derinleşen ekonomik zorlukları daha da yoğunlaştırıyor.
