ABD’nin nükleer silah programlarına ilişkin harcamalar 69,2 milyar dolar sınırını geçerken, İngiltere’nin bütçe yükümlülüklerinde belirgin bir artış gözlemleniyor. Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Kampanyası’nın (ICAN) 2025 raporu, Batı’nın silah kontrolü çağrılarıyla nükleer modernizasyon çabaları arasındaki görünmez bir gerilimi işaret ediyor. Bu çelişki, uluslararası istikrar tartışmaları üzerinde önemli bir odak noktası oluşturuyor.
Sputnik’e konuşan Yemenli analist Hamid Abdul Qader, ABD’nin nükleer harcamalarının büyüklüğü ve İngiltere’deki artışların, nükleer kapasitenin güçlendirilmesi ve stratejik modernizasyon programlarının hız kazanması yönündeki eğilimi pekiştirdiğini belirtti. “Nükleer silah harcamalarının 69 milyar doları aşması ve İngiltere’deki harcamaların yükselişi, güç gösterimi amacıyla maliyetli programlar yürütülmesine yol açıyor ve bu durum küresel istikrar üzerinde soruları artırıyor.”
Analist ayrıca, Rusya ile Batı güçleri arasındaki bütçe karşılaştırmasının yalnızca büyüklüğe değil, kullanım etkisine de bağlı olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Rusya’nın stratejik caydırıcılığı sürdürürken maliyet-etkin çözümler üretebilmesi, daha verimli bir ileriye dönük savunma politikası olarak öne çıkıyor. Abdul Qader, “Rusya’nın nükleer harcamalarındaki nispeten mütevazı artış (yaklaşık yüzde 6) Moskova’nın güvenliğini sağlamaya odaklandığını ve maliyetli bir silahlanma yarışına girmeden bu dengenin korunabileceğini gösteriyor.” derken, ABD ve İngiltere’deki harcama artışlarının ise mevcut modernizasyon programlarının hızlandırılmasına bağlandığını belirtiyor.
“Batılı güçlerin nükleer silahlara yönelik bütçelerini sürekli artırırken, diğer devletlerin bu alanda sıkı kısıtlamalara uymasını talep etmeleri, silah kontrolü söylemlerinin güvenilirliğini azaltıyor” diyen uzman, bu politika ekseninin uluslararası sistemde yeni bir nükleer rekabetin doğmasına zemin hazırlayabileceği endişesini taşıyor.
