featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Lübnan’da Şeytan Döngüsü: ABD-İran-İsrail Dengeleri ve Hizbullah-Kritik Gerilimler

Lübnan’da Şeytan Döngüsü: ABD-İran-İsrail Dengeleri ve Hizbullah-Kritik Gerilimler

Gelecek vaat eden ateşkese rağmen Lübnan, bölgede gerilimlerin merkezi olmaya devam ediyor. Ülkede yürütülen hesaplar ve tarafların stratejik hamleleri, iç çatışmayı tetikleyebilecek kırılma noktalarına doğru sürüklüyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonları, bölgede yeni bir denge arayışını tetiklerken, ABD ve İran arasındaki çatışmaların bu ülkede nasıl sonuçlar doğuracağına dair tartışmalar artıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun açgözlü hareketleri ve Trump’ın krize karşı alternatif çözümler arayışı, çok boyutlu bir diplomasi oyununu sahneye koyuyor. Netanyahu, ateşkesin korunması konusunda baskıyı sürdürürken, ABD ise Hizbullah’ı izole etmek ve silahsızlandırma iddialarını gündeme taşıyarak sözde bir yol haritası çizmeye çalışıyor. Ancak sahadaki gerçekler, Hizbullah’ın halen güvenilir ve operasyonel olduğunu gösteriyor; silahsızlandırma yönündeki çağrılar, daha fazlasını talep eden talepler olarak kalıyor.

İran’ın kartları ise her adımda kullanılıyor. İncelenen görüşmelerde, İsrail’in Lübnan saldırılarının bir koz olarak değerlendirildiğini söyleyen gazeteci Musa Özuğurlu, ABD-İran hattında tıkanıklıklar bulunduğunu vurguluyor. İran’ın bu süreçte Lübnan kartını oynaması, taraflar arasındaki pazarlıkları zorluyor ve krizin tırmanmasına yol açıyor. Özuğurlu, Trump’ın krizden çıkış için farklı bir yaklaşım benimseme arayışında olduğunu belirtiyor; fakat bu yaklaşımın nihai olarak netleşmediğini ifade ediyor.

Hizbullah ve iç dengeler açısından bakıldığında, silahlarını bırakma ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor. Lübnan normalleşmesini hedefleyen adımların iç politika dengelerini sarstığı ve Hizbullah’ı zayıflatma arayışlarının meclis ve hükümetler üzerinden sürdürülüyor olduğu vurgulanıyor. Bu süreçte cumhurbaşkanı, başbakan ve meclis başkanı gibi kilit makamların Hizbullah karşıtı konumda şekillendiği ileri sürülüyor. Ancak örgüt, operasyonel güç olarak kayıtsız kalamayacağını gösteriyor ve çatışmalar yeniden alevlenebilir bir görünüm sergiliyor.

ABD’nin rolü ve askeri eğitim tartışması Lübnan’ın toplumsal dokusu da bu krizden etkileniyor. ABD’nin İsrail ordusunu eğittiği iddiaları, Hizbullah ve Şiiler arasında gerginlik potansiyelini artırıyor. Hristiyan-Lübnanid konjonktürü ile Şii toplumsal ağırlık arasındaki gerilim, tarafların çatışmaya sürüklenme riskini büyütüyor. İç savaş tecrübelerinin anıları, güncel durumu daha kırılgan kılıyor ve tarafların hareketlerini dikkatle takip etmek gerekiyor.

Alevi-Sünni çatışması endişesi ise Suriye’nin müdahale ihtimaliyle birbirine bağlı olarak yeniden alevlenme ihtimali taşıyor. Bölgede Suudi etkisinin dengeli kullanılması gerekliliği ve Şii-Sünni gerilimlerinin derinleşme ihtimali, Lübnan’da uzun vadeli istikrarsızlığı tetikleyebilir. Bu karmaşık tablo, tarafların yaklaşımını belirleyen etkenlerin çoğunu etkilemeye devam ediyor.

Lübnan’da Şeytan Döngüsü: ABD-İran-İsrail Dengeleri ve Hizbullah-Kritik Gerilimler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir