Şarm El-Şeyh’te Hamas ve İsrail heyetleri arasındaki dolaylı görüşmeler üçüncü güne uzandı. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da katılımı için Mısır’a gittiği ve ABD ile Katar ile Hamas yetkilileriyle temas kurulduğu bilgisi öne çıktı. Görüşmeler, Trump’ın 20 maddelik ateşkes planı çerçevesinde yürütülüyor. Hamas, plan üzerinde önemli ilerleme kaydettiklerini ancak saldırıların durması için güçlü güvenceler talep ettiklerini belirtti.
İkinci oturumlarda, Gazze’den İsrail ordusunun tamamen çekilmesi ve Hamas’ın silahsızlanması gibi kritik konular masaya yatırıldı. SKY News Arabia’ya göre Hamas, bölgede uluslararası bir komitenin görev almasına karşı çıkarken, Mısır ve Ürdün’de eğitilmiş Filistin güçlerinin bölgeye girişine olumlu bakacağını ifade etti. Kalın ise görüşmelere katılmak üzere bölgeye hareket etti ve ABD ile Katar ile Hamaslı yetkililerle temaslarda bulundu. İsrail medyası taraflar arasında olumlu bir hava olduğuna işaret ederek pazar gününe kadar net bir anlaşmanın çıkabileceğini öne sürdü. Trump da desteklediği açıklamada Gazze’de barışa ilişkin umutların bu kadar yakın olduğuna vurgu yaptı.
Gazze müzakerelerini değerlendirirken, gazeteci ve akademisyen Dr. İslam Özkan, Şarm El-Şeyh’teki görüşmelerin devam ettiğini ve Trump’ın konuşmasının planın ilerlemesinde etkili olduğunu söyledi. Özkan, bu süreçte tarafların Nobel Barış Ödülü adaylığını etkileyecek nitelikte bir baskı altında bulunduğunu ancak halen nihai bir barışa varılabileceğini belirtti. İsrail’in operasyonlar ve işgal hedeflerini sürdürme konusundaki baskı giderek artıyor; dünya kamuoyu ise iki devletli çözüm yönünde daha güçlü bir baskı hissediliyor.
Girişimler ve komite yapısı konusunda Özkan, Trump yönetimi ile Tony Blair’ın başında bulunduğu bir komitenin Gazze’yi yönetmeye aday olduğunu ifade etti. Ancak bu yaklaşımın manda ya da vesayet algısı yaratması endişesini de taşıdığını söyledi. Planın uzun vadeli yönleri arasında ders müfredatı ve dinler arası diyalog gibi alanlara müdahale edilmesi yer alıyor; teknik işlerle sınırlı kalacak Filistinli teknokratlar ise daha çok altyapı gibi konularla ilgilenecek. Özkan’a göre esas kararlar, bu komitenin siyasi yönetime geçmesiyle şekillenecek.
İsrail ile Hamas arasındaki asıl anlaşmazlık ise Gazze’den çekilme meselesi ve esirler politikasıyla ilgili. Hamas, Gazze’nin tamamen boşaltılması gerektiğini savunuyor; karşı taraf ise şu anki önerilerin yeterli olmadığını belirtiyor. Dahası, serbest bırakılacak Filistinli esirler ve müebbet hapis cezası alanların durumu da tartışmalarda kritik yer tutuyor. Türkiye’nin sürece hızlı müdahale iradesi de dikkat çekti. Özkan, Türkiye’nin Katar ve Mısır ile koordineli bir istişare görevi yürüttüğünü ve Kalın’ın bölgedeki girişimini desteklediğini ifade etti; bunun Hamas bildirisini Türkiye’nin tek başına yazdığı iddiasını zayıflatan bir açıklama olarak gördü. Türkiye’nin bu süreçte etkili bir rol oynadığına yönelik bulgular olsa da bildirinin tamamen Türkiye tarafından kaleme alındığı iddiasının aşırı iddia olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki ayrımların esas olarak Gazze’den çıkarılma ve esir değişimi konularında yoğunlaştığını söylemek mümkün. Ancak planın uygulanabilirliği ve bölgede beş yıllık bir geçiş sürecinin nasıl yönetileceği konularında net bir mutabakat henüz sağlanmış değil. Doğal olarak, bölge ülkelerinin kaygıları ve uluslararası baskı bu süreci hızlı bir şekilde etkileyebilir.
