featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Küresel Dengede Yeni Gerçeklik: ABD’nin Liderliği Sorgularda, Türkiye ve Bölgesel Aktörler Dengeleyici Rolde

Küresel Dengede Yeni Gerçeklik: ABD’nin Liderliği Sorgularda, Türkiye ve Bölgesel Aktörler Dengeleyici Rolde

Geleneksel güvenlik rolünün giderek zayıfladığı Körfez çevresinde Washington’un iç baskıları ve ekonomik sıkışıklıklar, küresel arenada geri adım atılmasına yol açıyor. İran ise asimetrik savunma ve siber kabiliyetlerle diplomaside baskıyı artıran taraf olarak öne çıkıyor; bu durum, ülkelerin uluslararası masada elle tutulur bir hükümranlık peşinde birbirine karşı pozisyon almasına zemin hazırlıyor. Rusya ve Çin’in artan etkisiyle çok kutuplu bir dengede, Amerika Birleşik Devletleri artık tek sayı olarak görünmüyor; bölgesel güçler ve Batı ile ilişkilerde yeni oyuncu konumlarına evriliyoruz.

Hasan Köni ile yaptığımız görüşmede, İran’ın savaşı uzatma stratejisinin Washington’a maliyetli olduğunu ve Tahran’ın pazarlık masasındaki konumunu güçlendirdiğini belirttik. İran, savaşın kapsamını genişletme ve caydırıcılık göstergelerini artırma amacı taşırken, Avrupa’nın bu gelişmelere olan tepkisini ve NATO’nun tutumunu da dikkatle izliyor. Amerikalılar ise çok yönlü baskıların etkisini ölçmeye çalışıyor ve zamanla çözüme gitmenin yollarını arıyor. Ancak ABD’nin sivil ve askeri yapılarına ilişkin güven bunalımı, küresel güven artışının önündeki en önemli engellerden biri olarak duruyor.

“Pazarlık sürecinde bekleme süresi olan taraf İran tarafı”, ifadesiyle Molla rejiminin pazarlıklarda daha sabit bir konum elde ettiğini düşünen Köni, İran’ın enerji, güvenlik ve savunma alanlarında kendine güvenli bir manevra alanı yaratmaya devam edeceğini vurguluyor. Avrupa ve ABD’nin bu gerilimi nasıl yönetebileceği, karşılıklı bağımlılık ve ortak çıkarlar üzerinden şekillenecek. Ukrayna ve Orta Doğu’da tansiyonun artması, nükleer kontrol mekanizmaları ve bölgesel güvenlik mimarilerinin yeniden düşünülmesini gerektiriyor.

“Trump bu tabloda ‘Başardım’ diye çıkamaz” diye özetlediğimiz duruşta Köni, ABD’nin imzaladığı pek çok anlaşmaya uymadığini ve savaşın taraflar üzerinde yarattığı baskının uzun vadede dengeli bir çözüme olanak tanımadığını belirtiyor. Siber çatışmanın sürekliliği ve bazı müesseselere yönelen saldırılar, rekabetin yalnızca askeri bir eksende kalmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin rolü ise bu dinamikler içinde dengeleyici bir aktör olarak öne çıkabilir: Orta Doğu’da güvenlik mimarisini güçlendirmek için açılımlar ararken, Avrupa ile köprü kuran ve Rusya-Çin ile olan ilişkilerini dengede tutabilecek bir konum arayışında.

“Türkiye bir denge unsuru olabilir” tespitiyle Antalya Diplomasi Forumu’ndaki tartışmalara değinen Köni, Türkiye’nin hem bölgesel güçler arasındaki hassas ağları yönetebilen bir ortak olma kapasitesine sahip olduğunu, hem de Batı ile ilişkilerini güçlendirme ihtimalini taşıdığını ifade ediyor. İran’ın Şii ağırlıklı yayılım politikaları ve vekalet savaşları, Suudi Arabistan ve Pakistan ile olan stratejik yakınlaşmalar, Türkiye için dengeli bir dış politika ihtiyacını daha da görünür kılıyor.

“Amerika çöküş sürecinde” özetinde Köni, Batı’nın demokratik imajının zayıflamasıyla birlikte yeni güç dengelerinin ortaya çıktığını ve ABD’nin tek başına küresel liderliğini sürdüremeyeceğini savunuyor. Rusya’nın yeniden yükselişi ve Avrupa ile iş birliğinin bu süreci şekillendireceğini söyleyen Köni, Küresel Güney’in güçlendirdiği çok kutuplu yapı içinde Türkiye’nin ve diğer bölge aktörlerinin belirleyici rol oynayabileceğini belirtiyor. Uzun vadede enerji güzergahları, ticaret yolları ve finansal yapıların yeniden düzenlenmesiyle, dünya siyasetinde yeni denge kurallarının oluşması bekleniyor.

Küresel Dengede Yeni Gerçeklik: ABD’nin Liderliği Sorgularda, Türkiye ve Bölgesel Aktörler Dengeleyici Rolde
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir