Vize başvurularında belirli sağlık sorunlarına sahip kişilere yönelik süreçte, sağlık giderlerinin kamu bütçesine olası mali yükü nedeniyle kararlar değişebilir. Başvuru sürecinde adayın sağlık durumunun incelenmesi, kardiyovasküler hastalıklar, solunum yolu hastalıkları, kanserler, diyabet, metabolik ve nörolojik rahatsızlıklar ile akıl sağlığı sorunlarının yüksek masraflı tedavi gerektirebileceği öne sürülmektedir. Obezite de bu kapsama dahil edilebilir ve bunun astım, uyku apnesi ile tansiyon gibi kronik sorunlarla ilişkilendirilmesi durumunda uzun süreli bakım ihtiyaçları gündeme gelebilir.
Yeni uygulama, mülakatlar sırasında başvuru sahiplerinin söz konusu sağlık koşulları nedeniyle kamu yardımı veya uzun süreli devlet desteğine ihtiyaç duyup duymayacaklarını da gözden geçirme yönüne çalışıyor. ‘Pek çok soruna yol açabilir’ şeklinde değerlendiren bir göçmenlik hukuku uzmanı, mevcut sağlık taramasının kapsamını önemli ölçüde genişlettiğine dikkat çekiyor. Diyabet geçmişi ya da kalp sağlığı üzerinden bu kadar geniş bir taramanın başvurular açısından çeşitli sorunlar doğurabileceğini belirtiyor.
Düzenlemenin arkasında yatan bağlam ise, ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ilaç şirketiyle yaptığı ve ‘şişman aşısı’ olarak nitelendirilen anlaşmanın duyurulmasıyla hız kazandı. Anlaşmaya göre, Amerika’da popüler kilo verme ilaçları Ozempic ve Zepbound’un fiyatı yaklaşık 150 dolara düşürülecek. Şimdiki piyasa fiyatları ise aylık yaklaşık 350 dolar civarında seyrediyor. Duyuru sırasında Trump, ilaçları kullanırken iletişim ekibinden Steve Cheung’a işaret ederek, “Steve nerede? Burada mı?” ifadelerini kullandı.
