Göç karşıtı söylemlerle birlikte yükselen bir tartışma ortamında, yasa tasarısının toplumsal ayrışmayı derinleştirebileceği yönünde uyarılar yapılıyor. Hükümet ise önerdiği metnin kız çocuklarını baskıdan korumayı amaçladığını savunuyor; ancak uzmanlar, düzenlemenin tek bir dini inancı hedef alabileceği konusunda kaygı taşıyor.
Bir parti muhalefette kaldığı halde, yasa teklifi kadınları etkileyecek yeni bir norm olarak gündeme geldi. Entegrasyon Bakanı Claudia Plakolm, yasa taslağını sunarken, “bir kızın bedenini saklamak gerekliliğinin bir dini ritüel değil, baskı olduğuna dair net bir vurgu” yaptı. Ayrıca hicap (hijab), peçe (niqab) ve burka dahil İslami örtünmenin tüm biçimlerini kapsayacağını belirtti ve eylül ayında yeni eğitim döneminde yürürlüğe girmeyi hedeflediklerini ifade etti.
İhlal durumunda 800 euroya kadar para cezalarının uygulanabileceğini, ancak başlangıçta öğretmenler, veliler ve öğrenciler için bilgilendirme döneminin tamamlanacağını açıkladı. Tekrarlanan ihlallerde ailelere 150 ila 800 euro arasında cezalar getirilmesi öngörülüyor. Hükümet, bu yasa ile yaklaşık 12 bin kız öğrencinin etkileneceğini belirtiyor.
Damgalama riski konusunda hak örgütleri ve aktivistler, başörtüsünün devletin giyim tercihlerine müdahalesiyle kadının özgürlüğünün kısıtlandığını savunuyor. Amnesty International Austria dahil birçok kurum, bu düzenlemeyi “Müslüman kızlara yönelik açık ayrımcılık” olarak nitelendiriyor ve bunun anti-Müslüman ırkçılığın bir ifadesi olduğunu vurguluyor.
