featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Venezuela ve ABD: Maduro Kaçırma İddiaları, Uyuşturucu Söylemi ve Petrol Politikaları Üzerinden Derin Analiz

Venezuela ve ABD: Maduro Kaçırma İddiaları, Uyuşturucu Söylemi ve Petrol Politikaları Üzerinden Derin Analiz

Caracas’ta gece yarısına yakın şiddetli patlamalar ve uçak sesleri, ABD Başkanı’nın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı bir operasyon yapıldığı yönünde kaygıları artırırken, geçici devlet başkanlığı görevi Delcy Rodríguez’e devredildi. Bu süreçte Venezuela’nın kamuoyundaki yerini ve olayların arkasındaki motivasyonları anlamaya yönelik tartışmalar sürüyor.

“Maduro’nun kaçırılmasında uyuşturucu iddialarının gerçekçi bir payı yok” diyen gazeteci Çağlar Tekin, CIA’nin 2024 ve 2025 raporlarına atıfta bulunarak, Venezuela yönetiminin uyuşturucu ticaretine ilişkin herhangi bir kanıtın bulunmadığını belirtiyor. Raporlarda da bu iddianın güvenilir olmadığına işaret ediliyor. Ayrıca “Latince Amerika hattında 2024 yılında yaklaşık 1.2 trilyon dolarlık uyuşturucu ticareti hacmi var; Venezuela üzerinden aktarılan pay ise çok küçüktür” şeklindeki açıklamalar, iddiaların zayıf olduğuna dair önemli bir veri sunuyor.

“Venezuela petrolü ağır petrol olarak bilinir; karlılık düşmüş durumda ve üretim ile rafinasyon süreçleri maliyeti artırıyor” diyen Tekin, petrol piyasasındaki düşüşün Venezuela krizinin temel nedenlerinden biri olduğunu vurguluyor. Ağır petrolün çıkarılması ve işlenmesi zorlu olduğundan maliyetler yükselirken, bu durum ülkenin ekonomik zorluklarını derinleştirmiş durumda.

“ABD, Batı Yarımküre’de rakip görmek istemiyor” başlığını öne çıkaran Tekin, Monroe Doktrini’nin yeniden uygulamaya konulduğunu hatırlatıyor. Latin Amerika’da ABD’nin kontrolü sürdürme arzusu, Çin’in yükselişini frenlemek amacıyla yönetişimi yeniden şekillendirme çabalarıyla uyumlu bir politika çizgisi olarak görülüyor. Tekin’e göre “Latin Amerika’da tek hedef, ABD’nin bölgesel hegemonyasını korumak ve Avrupa-Asya etkisinin buraya müdahalesini engellemek” şeklinde özetlenebilecek bir strateji izleniyor. Türkiye bağlamında bakıldığında da Venezuela petrolünün Çin’e olan alıcılığına ilişkin dengeler, ABD’nin küresel rekabet politikalarıyla bağlantılı ifadeler taşıyor.

“ABD, Latin Amerika’yı çözebilirse bu yöntemi İran gibi diğer bölgelere de uygulamayı hedefliyor” diyen Tekin, “İran örneğinde de benzer bir yaklaşım olası, fakat coğrafi ve askeri denge bu planı sınırlıyor” şeklinde uyarıda bulunuyor. İran’ın Basra Körfezi gibi kritik bölgelerdeki konumu ve savunma kabiliyetleri, herhangi bir müdahalenin potansiyel sonuçlarını karmaşıklaştırıyor. Bununla birlikte petrol fiyatlarının 80 doların üzerindeki seviyelerden 150-200 dolar bandına sıçrayabileceği ihtimalleri, bölgesel dengeyi ve küresel ekonomik dinamikleri doğrudan etkileyebilir.

Bu süreçte gazeteci Tekin, ABD’nin kullandığı yöntemi Latin Amerika’da çözdükçe diğer ülkelere yayma niyetinde olabileceğini ifade ederken, jeopolitik dengelerin ve enerji ticaretinin etkili sonuçlar doğuracağını vurguluyor. Özellikle İran ve bölge ülkeleri için, bu tür hesapların ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.

Venezuela ve ABD: Maduro Kaçırma İddiaları, Uyuşturucu Söylemi ve Petrol Politikaları Üzerinden Derin Analiz
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir