ABD’nin Venezuela’daki müdahale söylemleri sonrası Küba’yı da hedef alabilecek açıklamalara karşı, Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez açıklıkla konuştu. Küba’nın egemenliğinin asla satılamayacağını vurgulayarak, ülkesinin bu konuda kararlı duruşunu sürdürdüğünü belirtti. Rodríguez sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajlarda, Küba topraklarının satılık olmadığını ifade ederek, “Biz Kübalılar, ülkeyi satmaya, tehdit ve şantaja karşı geri adım atmaya ya da kendi kaderimizi dünyayla barış içinde inşa etme yönündeki devredilemez hakkımızdan vazgeçmeye hazır değiliz” sözlerini kullandı.
ABD’nin küresel baskı politikalarına ilişkin olarak Rodriguez, Küba’nın savunulması gerektiğini belirtti ve şu temkinli vurguyu yaptı: “Küba’yı savunacağız. Bizi tanıyan herkes bunun sağlam, kesin ve kanıtlanmış bir taahhüt olduğunu bilir. ABD, egemen devletlerin hakları üzerinde kendi iradesini dayatmak istiyor.” Dışişleri Bakanı, uzun süredir devam eden ABD politikalarını eleştirirken, 67 yıldır süren güç ve saldırı politikasını savundu ve “Birlikte savaşacağız ve kazanacağız. Bolivarcı ve Chavista devrim ile Küba devrimi, halklarımızın özgürlüğü için ortak bir örnek olacaktır” şeklinde bir vurgu yaptı.
Rodríguez ayrıca hatırlattı ki Küba Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Venezuela’da ABD’nin düzenlediği saldırılar sırasında 32 asker ve polis hayatını kaybetti. 3 Ocak’ta Caracas’ta düzenlenen anma törenleri ise bu kayıpları ve ülkeler arasındaki tansiyonu bir kez daha gündeme getirdi.
Trump’ın Küba’ya olan tutumuna gelince, ABD Başkanı son açıklamalarında “azami baskı” fikrini öne çıkarmış ve daha sert adımların gündemde olduğunu belirtmişti. “Oraya girip yerle bir etmekten başka bir baskı yöntemi olamaz” şeklindeki ifadeler, Venezuela’daki gelişmelere dair kaygıları derinleştirdi. Ayrıca “Onların tüm hayatı Venezuela’ydı. Paralarını ve petrol kaynaklarını Venezuela’dan aldılar” sözleriyle baskı politikasını savundu. Bir röportajında ise kendisini durdurabilecek tek şeyin uluslararası hukuk değil, kendi ahlakı olduğunu ifade etmişti.
Küba hükümeti ise Venezuela’daki müdahale girişimlerine karşı duran tutumunu sürdürdü ve bu süreçte 32 kayıp mesajı üzerinden konuyu uluslararası arenada gündemde tutmaya devam etti.
