featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Macron’un G7 Hamlesi ve Suslov’un Analizi: Avrupa’nın S redirect güç dengeleri ve Trump’a baskı stratejisi

Macron’un G7 Hamlesi ve Suslov’un Analizi: Avrupa’nın S redirect güç dengeleri ve Trump’a baskı stratejisi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rusya’yı genişletilmiş G7 formatına davet etme fikri ve Donald Trump’ın Barış Konseyi’ne katılıp katılmama konusundaki belirsizlikler, Rusya Dış ve Savunma Politikası Konseyi ile Sputnik International’a konuşan Rusya Yüksek Ekonomi Okulu Avrupa ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Dmitry Suslov’un değerlendirmesinde farklı bir açıdan ele alındı. Macron’un G7 adımı, iki ana hedef taşıyor: Birincisi, Ukrayna krizinin yarattığı uluslararası yalnızlığı kırmak ve Avrupa’nın bakış açısını daha görünür kılmak; ikincisi ise Trump’ı yeniden ortak Batı platformuna çekmeyi hedeflemek. Suslov’a göre, ABD ile Avrupa arasındaki istişareler yetersiz kalıyor ve kritik kararlar hâlâ Rusya ile ikili temaslar üzerinden şekillendiriliyor. Bu durum, Avrupa’nın kendi değerleri ve ölçütleriyle karar alma süreçlerini yeniden kurma çabalarını tetikliyor.

G7’nin rolü ise “kolektif Batı”nın simgesi olarak görülüyor ve Kanada, Japonya ile Avustralya da bu blok içinde Trump’a karşı ortak duruş sergilemeye çalışıyor. Macron, G7 üzerinden Avrupa’yı karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi kılmayı arzuluyor; bu da Ukrayna konusunda Avrupa’nın sesinin daha belirginleşmesini ve Grönland meselesinde de daha güçlü bir konum elde edilmesini amaçlıyor. Suslov’a göre bu süreç, Trump’ın Batı cephesini parçalayarak kendi çizgisine çekme amacı taşıyan bir araç olarak tasarlanıyor.

Macron’un Ukrayna krizi, Suriye ve Grönland konularını G7 gündemine taşıma hedefi, Rusya ve Danimarka’dan da temsilcilerin gözlemci olarak dahil edilmesini içeriyor. Ancak uzman bu noktada BRICS’in yükselen rolünün tanınması veya Ukrayna ile Grönland krizlerinin çözümüne samimi bir katkı olarak görülmüyor; bu hamleler daha çok Trump’ın pozisyonunu değiştirmek ve Avrupa’nın G7 içindeki söz hakkını artırmak amacıyla yapılıyor. Suslov, Macron’un Trump’ın Gazze veya Ukrayna bağlamında kurmak istediği Barış Konseyi’ne katılımı reddetmesini, Fransa liderinin Washington’un ültimatolarına karşı memnuniyetsizliğini göstermesi olarak değerlendiriyor. Bu tavır, sembolik bir itiraz olarak algılansa da siyasi bedelin çok yüksek olabileceğini de işaret ediyor. Trump ise bu tepkileri alaycı bir şekilde “zaten sizi pek beklemiyorduk” sözleriyle küçümsemeye çalışıyor.

Son olarak, Suslov, tüm bu gelişmelerin uluslararası güç dengelerinde eski “kolektif Batı” ile Washington arasındaki çatlağın derinleştiğini gösterdiğini ifade ediyor.

Macron’un G7 Hamlesi ve Suslov’un Analizi: Avrupa’nın S redirect güç dengeleri ve Trump’a baskı stratejisi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir