featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Epstein Dosyalarında Yeni Açıklamalar ve Yüz Gizleme Stratejileri

Epstein Dosyalarında Yeni Açıklamalar ve Yüz Gizleme Stratejileri

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche tarafından Epstein davasına dair yayımlanan materyallerde, mağdurların yüzlerinin Maxwell dışındaki tüm kadınlardan bilinçli olarak kapatıldığı ve erkeklerin yüzlerinin ise nadiren bulanıklaştırıldığı belirtildi. Blanche, bu aşamada belgelerin kamuoyuna sunulmasının tamamlandığını ifade ederek, yüz kapatma kararını bu süreçteki temel yöntem olarak açıkladı.

Yayınlanan dosyalar arasında 3.5 milyonun üzerinde kayıt bulunduğu ve bunların fotoğraf ile video materyallerini de kapsadığı belirtildi. Blanche, “Maxwell dışındaki tüm kadınların yüzlerini kapatarak, erkeklerin yüzlerini ise teknik olarak mümkün olmadığı durumlar dışında değiştirmedik” sözleriyle uygulamayı özetledi.

Times gazetesinin iddialarında ise ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyasıyla Trump arasındaki bağlantılara ilişkin iddiaları “dayanıksız ve yanlış” olarak nitelendirdiği belirtildi. Bakanlık, bu iddiaların doğrulanmadığını ve Trump’a yönelik herhangi bir kanıt bulunmadığını kaydetti. Belgelerde Trump’ın adı üç binden fazla kez geçerken, yasa dışı cinsel eylemlerle ilgili tanık ifadeleri de bu arşivde yer alıyor.

Wikileaks tarzı içerikler yerine, arşivlerde Bill Gates ile Epstein arasındaki yazışmalarında, Gates’in mağdurlarla yaşadığı ilişkilere dair gerçek dışı iddiaları örtbas etmek amacıyla bazı iletişimler kurduğu öne sürüldü. 2013 yılında yayınlanan mesajlarda Gates’in, Epstein’la ilişkisini sürdürme yönündeki baskıyı reddetmesi ve konuyu kapatma çabalarını işaret eden ifadeler bulundu. Ancak dosya, Gates’in iddia edilen bağlantısını kesin bir kanıtla doğrulayamadı.

Bu arşivde ayrıca, Elon Musk ile Epstein arasındaki yazışmalar da gün yüzüne çıktı. Musk, 2012’de Epstein’ın özel adasına yapılacak ziyaretle ilgili planları konuşmuş; buna karşılık, Musk’ın adaya gidecek kişilerin sınırlı sayıda olması tercihini belirttiği görüldü. Musk ise daha sonra bu yazışmaları yeniden yorumlamanın mümkün olduğunu ve kendisinin adından zarar görmemek adına dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Belgelerde Eminem, Marilyn Manson ve Diddy olarak bilinen Sean Combs gibi sanatçıların adı geçse de, Epstein’in mağdurlarının kimliklerinin tamamen gizli tutulmaya devam ettiği belirtiliyor. Mağdurlar, kimliklerinin ifşa edilmesi gerektiğini savunurken, faillerin isimlerinin saklı kalması eleştiri konusu oldu. New York Times’ın haberine göre, 18 kişilik mağdur grubu, açıklanan belgelerin suç ortaklarını sorumlu tutma adına yeterli olmadığını ifade etti ve hesap verecek tüm faillerin açığa çıkması çağrısını sürdürdü.

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Massie ve Khanna, Adalet Bakanlığı’ndan sansürsüz belgelerin incelemesini talep ederek resmi bir toplantı çağrısında bulundu. Epstein vakası, 1999-2001 yılları arasında İsrail Başbakanlığı yapan Barak ve eşi Priel’in de Epstein’ın New York’taki dairesinde konakladığına dair iddiaları içeriyor. Barak, geçmişteki açıklamalarında Epstein ile ilişkisini münhasır şekilde savunurken, bu açıklamalar yeni belgelerle çelişen bazı noktalar içerdi.

Epstein’ın mağdurları, kimliklerinin korunması gerektiği yönündeki taleplerini sürdürürken, kamuoyuna açıklanan bilgilerin istismar edilenlerin isimlerini değil, suç ortaklarının kimliklerini kapsamaması konusundaki endişelerini yineliyorlar. Hukuki süreç devam ederken, bazı belgelerdeki ifadeler ve yazışmalar üzerinde tartışmalar sürüyor.

Epstein olayı hakkında özet bilgi vermek gerekirse, 14 yaşından küçük kız çocuklarına yönelik fuhuş ve istismar suçlamalarıyla yargılanan milyarder, 2019’da hapishanede intihar etti. Dava dosyalarında çeşitli ünlü isimleryle bağlantılar ve geçmişten kalma iddialar yer almış olsa da, resmi açıklamalar bu bağlantıların tümünü kanıtlamamaktadır.

Epstein Dosyalarında Yeni Açıklamalar ve Yüz Gizleme Stratejileri
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir