featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Küba ve Latin Amerika’ya Yönelik ABD Baskısı: Ambargo, Enerji Krizi ve Bölgesel Yansımalar

Küba ve Latin Amerika’ya Yönelik ABD Baskısı: Ambargo, Enerji Krizi ve Bölgesel Yansımalar

Washington’ın Latin Amerika’yı yeniden biçimlendirme çabası, Küba üzerinden yürütülen uzun vadeli ambargo politikasıyla somutlaşıyor. ABD’nin baskı hattını güçlendirdiği bu dönemde Havana yönetimi, enerji, sağlık ve turizm gibi kilit sektörleri korumaya çalışırken, etrafında dönen küresel tepkileri de dikkatle izliyor.

Gazeteci Çağlar Tekin ile yaptığımız görüşmede Küba’ya yönelik baskıların kökenleri ve olası sonuçları tartışılıyor. Tekin, “Küba’ya Epstein’e benzer bir yaşam dayatılmıştı” ifadesiyle, geçmişten bugüne uzanan bir baskı zincirinin yeniden kurulduğunu savunuyor. ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik müdahalelerinin yalnızca Küba ile sınırlı olmadığını, bölgedeki diğer ülkeleri de kapsadığını belirtiyor.

“Küba’ya yönelik operasyonlar, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra da benzer bir ekonomik sıkıntı yaratma amacı güdüyor” diyen Tekin, Rusya ve Çin kaynaklı açıklamaların bu baskıları aşmaya dönük olabileceğini ifade ediyor. Küba’da enerji krizi derinleşirken güneş enerjisiyle sınırlı kendi kendine yetme çabalarının da yetersiz kaldığını vurguluyor; güneş panellerinin dağıtılması, akü sıkıntıları ve en önemlisi enerji dağıtımında yaşanan dengesizliklerin altını çiziyor.

“ABD’nin elektrik ambargosuna karşı Küba’nın çalışma saatleri kısaldı ve okullar kapandı” şeklinde özetlenen durum, ülkenin dış destek olmadan bu baskıyı kırmasının zor olduğunu gösteriyor. Meksika’nın petrol desteği aramalarına rağmen somut bir başarı elde edilmediğini söyleyen Tekin, ambargoların enerji ve ulaşım alanında açtığı açmazları da işaret ediyor. Gün içindeki enerji arzımızdaki dengesizlikler nedeniyle bazı alanlar önceliklendiriliyor; sanayiye enerji aktarımı ve kamu hizmetlerinde darboğazlar belirginleşiyor.

“Ambargolar, Küba’nın ‘terörü destekleyen devletler’ listesine alınmasıyla daha da sıkıştırılıyor” görüşünü paylaşan Tekin, bu sınıflandırmanın turizm ve yatırım açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Turizm gelirlerinin azalması, yatırım akışlarının durması ve sağlık alanında ilaç teminin güçleşmesi, toplum sağlığı üzerinde belirgin etkiler yaratıyor. Ayrıca Burton Yasası’nın etkileriyle, geçmişte sahip olunan mülkler üzerinden uluslararası yaptırımlar uygulanabiliyor; bu da yabancı yatırımcıları riskli görüyor.

“Küba, sosyalist rejimin getirdiği refahı sürdürmeye çalışıyor” diyen Tekin, 2010’lu yılların başında yaşanan büyümeyi hatırlatıyor. Ambargolara rağmen eğitim, sağlık ve beslenme açısından önemli bir iyileşme kaydedildiğini söyleyen Tekin, şu anki baskıların bu ilerlemeyi tehdit ettiğini vurguluyor. Küba liderliğinin, ABD ile hangi konularda taviz vermeden görüşebileceğini netleştirmeye çalıştığını ifade eden Tekin, bazı konularda esnekliğe açık olduklarını ancak rejimin temel değerleriyle ilgili konularda uzlaşmayı reddettiklerini belirtiyor.

“Küba için küresel dayanışma eksikliği, liberalleşme yanlısı akımlarla olan ilişkileri zayıflatıyor” Tekin’e göre dünyadaki aydınların ve liberal çevrelerin Küba konusunda daha güçlü bir dayanışma sergileyememesi, baskıların sürmesinde önemli bir etken olarak gösteriliyor. Küba karşıtı politikaların ve ambargoların sürmesi, bölgesel entegrasyon ve dayanışma ağlarının güçlendirilmesini gerektiriyor; yoksa ülke, dış desteklere olan bağımlılığını artıracak risklerle karşı karşıya kalabilir.

Küba ve Latin Amerika’ya Yönelik ABD Baskısı: Ambargo, Enerji Krizi ve Bölgesel Yansımalar
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir