Washington kaynakları, Amerikan basınının da gündemine taşıdığı bilgiye göre, söz konusu birlik içinde tümen komutanı olan Tümgeneral Brandon Tegtmeier ile karargah personelinin yanı sıra şu anda Acil Müdahale Gücü olarak faaliyet gösteren 1. Tugay Muharebe Ekibi’ne bağlı bir taburun da bulunduğunu aktardı. Dün yayımlanan haberlerde, Tegtmeier ekibine emirler verildiği belirtilmişti. İlk kuvvetlerin önümüzdeki bir hafta içinde sevk edilmesi planlanıyor; CNN’e konuşan yetkililer ise tugayın diğer unsurlarının ilerleyen süreçte görevlendirilebileceğini ifade etti. Hızlı reaksiyon birliği olarak nitelendirilen birim, bölgesel operasyonlar için hazır kuvvet olarak konumlandırılacak ve ihtiyaç duyulduğunda hızlıca devreye alınabilecek şekilde tasarlanmıştır.
82. Hava İndirme Tümeni geçmişte Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından benzer bir sevkiyat gerçekleştirmişti. Şu an Acil Müdahale Gücü olarak tanımlanan IRF, kısa sürede harekete geçebilen ve saatler içinde konuşlandırılabilir bir hızlı reaksiyon birimi olarak biliniyor. Bu görev, ABD ordusundaki tugaylar arasında dönüşümlü olarak yürütülüyor.
Bölgeye ek kuvvetler göndermeye devam eden ABD, diplomatik temaslara rağmen askeri yığınağı sürdürüyor. 82. Hava İndirme Tümeni’nin yanı sıra binlerce Amerikan askeri daha Ortadoğu’ya yönlendiriliyor. Son olarak iki Deniz Piyade Seferi Birliği ile Amfibi Hazır Gruplar’ın bölgeye sevk edildiği bildiriliyor. Önceden Hint-Pasifik’e planlanan bazı birliklerin sevkıyatı hızlandırılarak Ortadoğu’ya kaydırıldı. Her ARG-MEU grubu yaklaşık 4 bin 500 deniz piyadesi ve denizciye sahip olup, bu kuvvetler kara operasyonlarının yanı sıra hava desteği ve lojistik kapasite gibi geniş olanaklar sunuyor. Gelişmeler, bölgede askeri ve diplomatik hareketliliğin aynı anda arttığını gösteriyor. ABD’nin bu adımları “caydırıcılık” amacıyla mı yoksa olası bir operasyon için mi atıldığı belirsizliğini koruyor.
