Reuters’a konuşan güvenlik kaynakları, savaşın belirli yerlerinde füzelerin çoğunun etkisiz hale geldiğini ya da yeraltı tünellerine sığınmak zorunda kaldığını belirtiyor. Yoğun bombardıman nedeniyle kayıpların önemli ölçüde sınırlı kaldığı, akıbetinin ise hâlâ netleşmediği ifade ediliyor.
İran’ın insansız hava aracı (İHA) kapasitesinde de benzer bir tablo öne çıkıyor; kayıpların yaklaşık üçte bir düzeyinde teyit edildiği kaydediliyor. Bu durum, İran’ın havacılık kabiliyetinin tamamen çökmediğini gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarla bu durum arasında bir fark bulunuyor. Trump, İran’ın elinde çok az füze kaldığını öne sürüyor. Buna karşılık Pentagon ile CENTCOM, savaşın başlangıcından bu yana İran’ın füze ve İHA altyapısında belirgin bir düşüş kaydedildiğini savunuyor; bazı hesaplamalara göre toplam hedeflerin yüzde 66’dan fazlası ya imha edildi ya da ciddi hasar gördü.
İran tarafı ise misilleme saldırılarına devam ediyor. Bölgedeki hedeflere yönelik füzeli ve İHA saldırıları yoğun biçimde sürüyor. Uzmanlar, ABD yönetiminin operasyonun etkisini abarttığını öne sürüyor; Sciences Po’nun İran uzmanı Nicole Grajewski’e göre, İran ağır bombardımanı sürdürmesine rağmen belirli üslerden saldırılarını sürdürebilmesi, askeri kapasitenin tamamen çökmemiş olduğuna işaret ediyor.
Grajewski’ye göre İran hâlâ füze kapasitesinin yaklaşık yüzde 30’unu elinde tutuyor olabilir ve bu durum, mevcut krizin uzun vadeli bir çözüm için tehdit oluşturabileceğini gösteriyor.
