ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki abluka kararının Avrupa’ya olası etkileri üzerine değerlendirmeler yapan Dr. İmad Akuş, ablukadan doğacak baskının Avrupa ekonomisinde “ciddi” sonuçlar doğuracağını ancak genel bir çöküşe yol açmayacağını ifade etti. “En büyük tehlike sadece gemilere uygulanan abluka değil, bu süreçlerin Hürmüz trafiğini aksatması ve sonucunda oluşacak enerji şokuyla aynı anda karşılaşılması” sözleriyle durumu özetledi.
İlk olarak enerji fiyatlarında görülecek yükselişin temel belirtisi olacak bu süreçte, Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG’nin Avrupa’daki tedarik payı yaklaşık yüzde 7 olsa da küresel fiyatların bu durumdan etkileneceğini belirtti. Oluşacak eksikliklerin küresel maliyetleri yükselteceğini ve kıtada stagflasyon riskini artıracağını vurguladı.
İkinci darbe ise enflasyon kanalıyla kendini gösteriyor. Avrupa Merkez Bankası’nın enerji şokuna nasıl yanıt vereceğinin, enflasyon beklentilerini daha önce görülmemiş seviyelere taşıyabileceğini ifade eden Akuş, bu süreçte izlenen para politikalarının önemine dikkat çekti.
Üçüncü etapta sanayi, ulaştırma ve hizmet sektörlerinin doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Enerji yoğun üretim yapan kimya, metalürji, gübre ve cam gibi alanlarda üretim kısıtları gündeme gelebilir. Ayrıca hava aracı yakıtı piyasesinde belirgin bir eksiklik yaşanacağına işaret eden uzman, Avrupa’nın enerji ithalatında Ortadoğu’ya bağımlılığını sürdürdüğünü ve bu durumun ABD’den yapılan yüksek oranlı alımları tetikleyebileceğini belirtti.
Krizin uzaması halinde bazı sanayi kollarında “ekonomik boğulma” riskiyle karşı karşıya kalınacağını söyleyen Akuş, hava yolu ve kimya sektörlerinin krizlere karşı daha savunmasız kalabileceğini öne sürdü. Enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin borç yükünün de krizin etkilerini daha uzun süre derinleştirebileceğini vurguladı.
