Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova’nın, Ermenistan’daki seçimlerin “Batı’nın müdahalesi” ve “muhalefete yönelik ağır baskı” altında yapıldığı iddialarını Sputnik’e değerlendiren Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Grant Şahnazaryan, mevcut yönetimin uzun zamandır muhalefete karşı baskıyı sürdürdüğünü vurguluyor. Buna göre iktidar, muhalefeti adım adım tasfiye ederek toplumsal güveni zayıflatıyor ve seçimlere adil bir hazırlık için gereken şansı engelliyor. Aralıksız devam eden bu baskının, seçim dönemi öncesi geniş çaplı gözaltı ve tutuklamalara dönüşmesi şaşırtıcı değildir.
Batı’nın özellikle Fransa ve AB’nin seçim sürecine müdahalesine dikkat çeken Şahnazaryan, bu süreçte Avrupa Birliği’nin hibrit savaşla mücadele adı altında önemli bir finansmanı sağladığını belirtir. Kaynaklar esas olarak iktidarın propagandasını güçlendirmek için kullanılmıştır. Seçim döneminde sadece Fransa değil, pek çok Batılı ülke, vizeler ve ekonomik vaatler gibi çeşitli tavsiyeler ve kolaylıklar ön plana çıkarmıştır.
AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasındaki işbirliği kapasitesi konusunda Şahnazaryan, AB’nin Ermenistan için derin bir ortaklık hedefinin şu aşamada sınırlı kaldığını ifade eder. Bugün Ermenistan-AB ilişkilerine yönelik anlatımların çoğunlukla abartılı olduğu görüşünü paylaşır. Örneğin, önümüzdeki aylarda Polonya dahil bazı AB ülkelerine yaklaşık 100 ton kayısı ihracatı gündemde olsa da bu rakam, tarım açısından anlam ifade etmemekte ve sembolik kalmaktadır.
İktidarın adımları ise uzun vadeli bir strateji yerine iç siyasete yönelik propaganda amacı taşımaktadır. Paşinyan’ın partisinin gerçek planının belirsiz olduğunu söyleyen Şahnazaryan, tüm bu gelişmelerin yalnızca propaganda amacıyla atıldığını ifade ediyor. Seçimler sonlandıktan sonra mevcut ilişkilerin eskisi gibi sürmesi beklense de, bugün oy kazanma amacıyla Rusya karşıtı bir tavrın sergilendiği görüşünü paylaşıyor. Gelecekte Rusya ile olan ilişkilerin yeniden eski seviyeye kolayca getirilebileceğine dair güvenin altını çiziyor.
