Brüksel’deki günlük basın toplantısında AB ve NATO konularını değerlendiren Olof Gill, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara’da bulunan Trump’ın Grönland konusundaki açıklamalarını yanıtladı. Grönland’ın Danimarka’ya bağlı bir özerk bölge olduğunu vurgulayan Gill, adanın geleceğine ilişkin kararların bölge halkı ve Danimarka tarafından alınması gerektiğini belirtti. Uluslararası hukukun temel ilkeleri arasında toprak bütünlüğü, ulusal egemenlik ve sınırların dokunulmazlığı olduğuna dikkat çekerek, “Bu ilkelere bağlı kalacağız ve AB, Danimarka ile Grönland halkıyla tam dayanışma içindedir” şeklinde konuştu.
Grönland krizi nasıl başladı? Krizin yükseldiği an, Ocak 2026 ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın adanın ABD’nin kontrolüne geçmesi gerektiğini tekrar gündeme getirmesiyle sonuçlandı. Trump, Grönland’ın stratejik bir öneme sahip olduğunu savundu ve Washington’un adaya daha geniş askeri ve güvenlik erişimi sağlayacak farklı formüller üzerinde çalıştığını açıkladı. Buna karşılık Danimarka ile Grönland yönetimi, geleceğin yalnızca Grönland halkı tarafından belirlenebileceğini vurgulayarak ABD’nin taleplerini ardı ardına reddetti. Gerilim yükselirken Danimarka’da ABD menşeli ürünlere yönelik boykotlar başlatıldı; Avrupa Birliği ise Grönland’a desteğini göstermek amacıyla yeni bir yatırım paketini gündeme getirdi. Diplomatic temaslar ve ABD’nin Grönland’daki varlığını genişletme çabaları süreci daha da karmaşık hale getirdi.
Grönland yönetimi, ABD’den gelen çeşitli teklifleri geri çevirerek adanın satılık olmadığını ve dış baskılara boyun eğmeyeceğini defalarca vurguladı. Trump’ın son açıklamalarıyla birlikte Grönland meselesi, ABD ile Avrupa arasındaki en kritik diplomatik anlaşmazlık başlıklarından biri olarak yeniden gündeme geldi. Dün Ankara’da da benzer bir şekilde Grönland konusunu gündeme taşıyan Trump, ABD’nin adanın kontrolünde olmasının gerektiğini ifade etmişti.
