Gökhan Zan, TİP’in adaylıktan çekilme kararına karşın, parti logosuyla yaptığı açıklamada adaylığını sürdüreceğini ve çekilmediğini açıkladı. Zan, yaşanan süreci detaylı bir şekilde anlatırken, kendisine yönelik tehdit ve şantajlara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gökhan Zan, parti tarafından adaylıktan çekildiğine dair yapılan açıklamalara karşı çıkarak, kendi adaylığını sürdüreceğini açıkladı. Parti logosu taşıyan bir açıklama yayımlayan Zan, “Çok net söylüyorum: Adayım ve çekilmiyorum” ifadelerini kullandı ve partiye tepki gösterdi. Zan, aldığı tehditler ve şantaj girişimlerine rağmen yarıştan çekilme niyetinde olmadığını ve TİP’in kararının siyasi veya hukuki bir karşılığının olmadığını vurguladı.
Zan’ın Açıklaması ve İddiaları
Gökhan Zan, TİP Genel Merkezi’nin kendisini adaylıktan çekme kararının ardından, yaşanan süreci ve bu karara neden olan etkenleri detaylı bir şekilde anlattı. Hatay halkının itirazlarına ve CHP’nin aynı aday üzerinde ısrar etmesine karşılık, Hatay İttifakı adı verilen bağımsız bir inisiyatifle yola çıkma kararı aldıklarını belirtti. Bu süreçte, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın desteğiyle TİP amblemi altında aday olma kararı alındığını ifade etti.
Zan, adaylığının duyurulmasının ardından, TİP’in kendisini adaylıktan çekeceğine dair iddiaların ortaya atıldığını, ancak bu iddiaların her defasında TİP yetkilileri tarafından yalanlandığını söyledi. Ayrıca, tehdit ve şantajlara maruz kaldığını, bu konuda parti yetkililerinin kendisine destek verdiğini ancak son gelişmeler karşısında bu desteğin geri çekildiğini dile getirdi.
Yasal ve Siyasal Karşılık Yok
Gökhan Zan, TİP Genel Merkezi’nin açıklamasının yasal ve siyasal bir karşılığının olmadığını, TİP amblemi altında ve Hatay İttifakı’nın bir parçası olarak yasal ve siyasal olarak adaylığının devam ettiğini belirtti. Zan, kendisine yönelik şantaj ve tehditlere boyun eğmeyeceğini, kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı korkmadığını ve mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Bu olay, Türkiye’nin siyasi arenası içerisinde, özellikle yerel seçimler öncesinde, partiler ve adaylar arasındaki dinamikleri ve ittifak stratejilerini ön plana çıkararak, politik çekişmelerin ve anlaşmazlıkların ne derece karmaşık olabileceğini gösteriyor.
