Kremlin Açıklamaları ve Stratejik Güvenlik Üzerine Görüşler
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ortaya çıkan yeni faktörler hesaba katılmadan stratejik güvenlik konularında sağlıklı bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını vurguladı. Peskov, mevcut uluslararası durumun karmaşıklığına dikkat çekerek, güvenlik meselelerinin yalnızca tek bir açıdan ele alınamayacağını ifade etti.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, ABD’nin Rusya ile yeni bir Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması ve Sınırlandırılması Anlaşması (START) imzalamak için müzakerelere hazır olduğunu ve bu konuda Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararını beklediklerini belirtmişti.
Kirby’nin açıklamalarına karşılık veren Kremlin Sözcüsü Peskov, “Mevcut koşullarda, yeni faktörler hesaba katılmadan ve Avrupa’nın nükleer potansiyeli de dahil tüm faktörler bir bütün halinde ele alınmadan stratejik güvenlik hakkında konuşmak mümkün değildir. Tüm bunların aynı pakette tartışılması gerekiyor. Rusya’nın tutumu bu yönde.” ifadelerini kullandı.
Peskov, ayrıca stratejik istikrar alanında hukuki bir temele ihtiyaç olduğunu ve bu sorumluluğun Moskova ile Washington arasında paylaşıldığını belirtti.
Putin’in Açıklamaları
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şubat 2023’teki Federal Meclis konuşmasında, ABD ile yapılan ve kıtalararası nükleer balistik füze kabiliyetlerini sınırlamayı amaçlayan Yeni START anlaşmasında Moskova’nın katılımını askıya aldıklarını duyurmuştu.
Putin’in bu kararı, Rusya’nın Yeni START’tan çekildiği anlamına gelmiyor. Rusya, Moskova ve Washington arasındaki anlaşmanın tarafı olmaya devam ederken, ABD’nin hasmane eylemleri nedeniyle yükümlülüklerini geçici olarak askıya alıyor. Nitekim Putin, Federal Meclis’teki yıllık konuşmasında “Yeni START’taki katılımımızı askıya alıyoruz ama anlaşmadan çekilmiyoruz.” demişti.
Rusya ile ABD, ellerinde bulundurdukları nükleer silahların sayısının belirli bir sınır içinde tutulmasını içeren Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması Anlaşması’nın üçüncüsünü 2010’da imzaladı. Yürürlük süreci 10 yıl olan bu anlaşma, daha sonra 5 yıl için uzatılabilecekti. Putin, 2011’de yürürlüğe giren bu anlaşmanın 5 yıl daha uzatılmasına 2021’de onay verdi. Bu, askıya alınmamış olsa, anlaşmanın 2026’ya kadar yürürlükte kalacağı anlamına geliyordu.
Rusya ile ABD arasında yürürlükte kalan son büyük silah kontrol anlaşması olan Yeni START, önceki ABD Başkanı Donald Trump‘ın süre uzatma müzakereleri sırasında Çin’i nükleer silah kontrol anlaşması imzalamaya çekmeye çalışması ve Pekin’den ret yanıtı almasıyla çökmenin eşiğine gelmişti.
Tahıl Anlaşması Üzerine Görüşler
Bu arada Kremlin Sözcüsü Peskov, tahıl anlaşmasının yeniden yürürlüğe koyulması konusunda herhangi bir diyalog yürütülmediğini ifade etti.
Basın toplantısında gazetecilerin tahıl anlaşmasının yenilenip yenilenmeyeceği ve yenilenecekse bunun hangi koşullarda olacağına dair sorularını yanıtlayan Peskov, “Tahıl anlaşmasının yeniden yürürlüğe koyulması konusunda herhangi bir diyalog yürütülmediği” yanıtını verdi. Peskov, “Rusya, tahıl anlaşmasının diğer ülkeler tarafından uygulanmamasıyla ilgili belirli bir deneyime sahip. Biz, her şeyden önce bu deneyimi esas alıyoruz. Her halükarda bu, birçok faktöre bağlı olan çok zor bir konu.” dedi.
Batılı ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bir yıl yürürlükte kaldıktan sonra askıya alınan tahıl anlaşmasının akıbeti belirsizliğini koruyor.
Geçmişteki Durum
Temmuz 2022’de İstanbul’da imzalanan tahıl anlaşması, Batı’nın yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucunda Moskova’yı anlaşmadan çekilmek zorunda bırakmıştı.
Temmuz 2023’te Rusya Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın geride kalan bir yıl içindeki uygulanma performansının hayal kırıklığı yarattığını vurgulayarak, açık bir sabotaj koşulları altında anlaşmayı uzatmayacaklarını ve Türkiye, Ukrayna ve BM Genel Sekreterliği’ni bu konuda bilgilendirdiklerini duyurmuştu.
Daha önce Peskov, Rusya’nın ancak şartlarının yerine getirilmesi halinde anlaşmaya döneceğini belirtmişti.
