ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ten Çarpıcı Açıklamalar
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerilimin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Pekin ile Washington arasındaki ticari ilişkilerin tamamen kopmasının kaçınılmaz olmadığını, ancak böyle bir durumun olasılık dahilinde olduğunu belirterek, “Bu illa olmak zorunda değil, ama olasılık dahilinde” ifadelerini kullandı.
Bessent, Bloomberg TV’ye yaptığı değerlendirmede, Çin ürünlerine uygulanan mevcut gümrük vergilerinin sürdürülebilir olmadığını ve bu durumun iki taraf için de olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Şöyle devam etti:
“Çin’e yönelik tarifeler oldukça yüksek seviyelerde ve bu, ciddi bir sorun. Kimse bu politikaların devam etmesini istemiyor. Bu tarifelerin varlığı sürdürülebilir değil ve taraflar bu konuda bir çözüm arayışında.”
ABD’nin Tarife Politikası ve Güncel Gelişmeler
Özellikle 2 Nisan’da eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan kararname, ülkeler arasındaki ithalat tarifelerine yeni bir yön vermişti. Bu karara göre, diğer ülkelerden yapılan ithalatlar için karşılıklı tarifeler devreye alınmış ve temel oran %10 olarak belirlenmişti. Ancak, 9 Nisan itibarıyla, ABD’nin 57 ülke için uyguladığı tarifeler, ülkelerin arasındaki ticaret açığına göre hesaplanarak daha yüksek oranlara çıktı.
Trump, bu tarihte yaptığı açıklamada, “75’ten fazla ülke karşılık vermedi ve müzakere çağrısı yaptı” diyerek, özellikle Çin hariç tüm ülkeler için 90 gün süreyle %10’luk temel ithalat vergisinin uygulanacağını duyurmuştu. Bu adımlar, ticaret savaşını daha da derinleştirmiş ve Çin mallarına yönelik uygulanan ek vergiler, %125 seviyesine ulaşmıştı. Çin de karşılık olarak Amerikan ürünlerine sert misillemelerde bulunmuş, bu durum iki ülke arasındaki ekonomik savaşın tırmanmasına neden olmuştu.
Bunun yanı sıra, ABD’nin Çin’e yönelik suçlamaları arasında, sentetik uyuşturucularla mücadeledeki yetersizlik yer alıyordu. Bu gerekçeyle, Çin’den gelen ithalat üzerinde %20 ek tarifeler uygulanmaya başlanmıştı. Tüm bu gelişmeler, iki ülke arasındaki ekonomik gerilimin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor ve taraflar arasında kalıcı bir çözüm bulunması için uluslararası ilişkilerde yeni adımların atılması bekleniyor.
