Ürdün Üniversitesi’nin önde gelen Arkeoloji Profesörü ve Uluslararası Tarihçiler Birliği üyesi Nizar Al-Tarşan, Sputnik’e yaptığı açıklamalarda, Doğu’nun zengin kültürel mirasının uzun yıllardır süregelen ve özellikle İngilizler tarafından organize edilen sistematik hırsızlık ve yağma olaylarına maruz kalmış olduğunu vurguladı. Bu olaylar, sadece tarihî eserlerin çalınmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bölgenin kültürel ve bilimsel birikiminin kasıtlı olarak yok edilmesine ve silinmesine hizmet eden karmaşık ve derin bir tarihi süreçtir. Al-Tarşan, “Arap coğrafyası, Haçlı Seferleri döneminden başlayıp günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde büyük ölçüde eser ve kültürel hırsızlıklarına sahne olmuştur. Ancak, özellikle sömürgeci güçlerin bölgedeki genişlemesiyle birlikte bu olaylar sistematik ve organize hale gelmiştir” diyerek, bu tarihi süreci detaylandırdı.
Al-Tarşan, özellikle İngilizlerin Suriye ve Irak gibi stratejik bölgelerde gerçekleştirdiği arkeolojik tahribatlara dikkat çekerek, “İngiltere, bölgedeki kültürel mirası yok etmek ve kendi koleksiyonlarını zenginleştirmek amacıyla arkeolojik alanlara kasıtlı saldırılar düzenlemiş ve sayısız değerli eseri çalmıştır. Bu eserler, şu anda büyük ölçüde British Museum ve diğer Batı kurumlarının koleksiyonlarında sergilenmektedir. Birçok uzman, bu eserlerin ülkelerine iadesi gerçekleşmediği takdirde, koleksiyonların boş kalacağını ve bu durumun, İngiltere’nin eski medeniyetlere dair eksikliklerini ortaya koyduğunu düşünüyor” ifadelerini kullandı.
Al-Tarşan, çalınan ve yasadışı yollarla ihraç edilen eserlerin Batılı ülkelerin koleksiyonlarını zenginleştirmek ve bölgenin tarihini yeniden yazmak amacıyla kullanıldığını belirterek, “Yasadışı yollarla çıkarılan bu eserler, sadece maddi değerleriyle değil, aynı zamanda içerdiği bilgiler, teknolojiler ve felsefi düşünceleriyle de büyük önem taşıyor. Bu eserler, bölgedeki kültürel kimliğin ve tarihsel hafızanın bir parçasıdır ve onları başka coğrafyalara taşımanın, bölgenin kimliğine ve tarihine büyük zarar verdiği açıktır” dedi. Ayrıca, bu eserlerin, bölge ülkeleri tarafından geri alınması için yürütülen diplomatik çabaların, uluslararası yasaların ve mevzuatın yetersizliği nedeniyle etkisiz kaldığını vurguladı. “Uluslararası toplumun, kültürel mirasın korunması ve iadesi konusunda daha güçlü yasal düzenlemeler yapması gerekiyor” diye ekledi.
