Belgrad Uluslararası Politika ve Ekonomi Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak görev yapan Dusan Prorokovic, yaklaşmakta olan ABD-Azerbaycan-Ermenistan zirvesi öncesinde önemli değerlendirmelerde bulundu. Yarın Beyaz Saray’da gerçekleşmesi planlanan bu üçlü toplantı, bölgedeki dengeleri ve tarafların tutumunu yakından ilgilendiriyor. Prorokovic, özellikle Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan‘ın süreç içindeki konumu ve tutumunu Sputnik’e yaptığı açıklamalarla analiz etti.
Prorokovic’a göre, Paşinyan’ın Azerbaycan ile ilişkileri ve Karabağ’ın entegrasyonu sürecindeki kontrolü önemli ölçüde zayıflamış durumda. Bu durum, Ermenistan’ın iç ve dış politikadaki zayıf konumunu ortaya koyuyor. Analist, “Şimdi halkına ve seçmenlerine, yaşananların ve stratejik kayıpların sorumluluğunu anlatması gerekiyor. Ancak, Trump ile yapılacak olan herhangi bir görüşme bu karmaşık durumu çözmeye yetmez,” diyerek, mevcut durumun ciddiyetini vurguluyor.
Paşinyan’ın, Karabağ’dan vazgeçtiği ve önümüzdeki yıllarda ABD ile olası stratejik ortaklıklar kurmak adına yaptığı açıklamaların sadece propaganda amaçlı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını belirtiyor Prorokovic. Ona göre, bu söylemler, Ermenistan halkına karşı bir tür aldatmacadan ibaret. Analist, “Paşinyan, tarih önünde kaybeden bir lider olarak anılmak istemiyor. Bu nedenle, Avrupa Birliği’ne entegrasyon ve ABD ile stratejik işbirliği gibi kavramları öne çıkarıyor,” diyerek, durumun perde arkasını anlatmaya devam ediyor.
Prorokovic, Ermenistan’ın bir veya bir buçuk yıl öncesine kadar geriye dönerek, “Tüm önemli politikalarını ve stratejilerini kaybettiğini” vurguluyor. Ayrıca, ABD medyasının haberlerine göre, Başkan Donald Trump 8 Ağustos Cuma günü Beyaz Saray’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ı kabul edecek. Bu görüşmenin ardından, bölgedeki barışın sağlanması ve ilişkilerin normalleşmesi adına önemli adımlar atılması bekleniyor.
Özellikle, İspanya basını, Paşinyan’ın Ermenistan’da Azerbaycan ve Nahçıvan’ı birbirine bağlayan 42 kilometrelik Zengezur koridorunu kontrolü tamamen ele geçirmek amacıyla ABD’li özel bir şirketle anlaşmaya vardığını ileri sürdü. Bu koridorun isimlendirilmesi planlanırken, “Trump Köprüsü” adıyla anılması öngörülüyor. Ayrıca, bu şirketin gelirlerinin %40’ını, Ermenistan’ın ise %30’unu alması planlanıyor. Bu gelişmeler, bölgedeki güç dengelerini ciddi şekilde etkileyebilir ve yeni bir stratejik oyunun parçası haline dönüşebilir.
Bunun yanı sıra, iddialara göre, Ermenistan’a büyük miktarda ABD askeri güçleri yerleştirilecek. Bu durum, ülke ulusal güvenliği ve bağımsızlığı açısından ciddi tehditler oluşturuyor. Uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin dikkatle izlediği bu gelişmeler, Ermenistan’ın bağımsız politikalarından uzaklaşması ve dış güçlerin etkisi altına girmesi endişesini artırıyor.
