featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Filistin Devleti ve Gazze Üzerindeki Yeni Yaklaşımların Analizi

Filistin Devleti ve Gazze Üzerindeki Yeni Yaklaşımların Analizi

Geçen hafta pek çok ülke, aralarında Avustralya, Kanada, İngiltere ve Fransa’nın da bulunduğu bir grup, Filistin devletini resmen tanıdı. Bu tanınma ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasındaki dörtlünün desteği de güçlenmiş görünüyor; Rusya ve Çin ise 1988 yılında Filistin devletini tanımışlardı. ABD’nin konumunun ise şekillenmesi bekleniyor; konseyin daimi üyeleri arasında Filistin devletini tanımayan tek ülke şu anda Amerika olarak görünüyor.

Trump’ın açıklanan planında ise Gazze’nin nasıl yönetileceği konusu temel tartışma başlıkları arasında yer alıyor. Plan, işlerin yürütülmesinden sorumlu olacak teknokratlardan oluşan, apolitik bir geçici Filistin komitesi kurulmasını öngörüyor; ancak bu komitenin nasıl kurulacağı ve üyelerin nasıl seçileceği belirsizliğini koruyor. Gazze’nin yeniden inşası ve Filistin Yönetimi reformlarının uygulanması süreci ilerledikçe, Filistin halkının kendi kaderini tayin etmesi ve devletleşmesi için ikna edici bir yol haritası oluşabileceği yönündeki değerlendirme dikkat çekiyor.

Aynı zamanda Arap basını, Gazze’nin gelişimi ve Filistin yönetiminin reformları için ön koşullar ortaya koyulduğunu belirtiyor. Gazze’nin gelişimi ve Filistin yönetiminin reformları uygulanırsa bile, Filistin devleti için müzakere sürecinin başlatılmasının mümkün olabileceği görüşü de paylaşılıyor. Trump ve Blair’ın plan üzerindeki denetim rolü iddiaları da metnin odak noktalarından biri. Planda, bu komiteyi denetleyecek bir barış kurulu kurulması öngörülüyor; fakat bu kurul ile Filistin komitesi arasındaki ilişkinin nasıl işleyeceğine dair ayrıntılar net değil.

Ayrıca plan, Gazze’nin geçici bir otorite tarafından yönetileceğini ve Filistin Yönetimi reform programı tamamlandığında Gazze’nin kontrolünün yeniden Filistin Yönetimi’ne geçebileceğini ifade ediyor. Fakat Gazze’nin bu dönüşünü kimin onaylayacağı ya da hangi kriterlerin karşılanması gerektiği belirsizliğini koruyor ve herhangi bir zaman çizelgesi sunulmuyor. “Gazze ayrı bir varlık” ifadesi, bölgeyi Filistin’in parçası olarak görmekten ziyade bağımsız bir birim olarak ele alıyor. Net olarak; işgal altındaki topraklarla Gazze’nin birleşmesi gerektiği düşüncesi de metnin bir parçası olarak okunuyor.

İlan edilen plan, Gazze’nin yönetimi konusundaki kararlılık konusunda Netanyahiu’nun onay verdiğini işaret etse de Filistin Yönetimi’nin Gazze’yi yönetme fikrine neredeyse tamamen karşı çıkıyor. Böylece Gazze’ye yönelik yönetimin ya ordunun, ya polis gücünün veya uluslararası bir gözlemci gücünün denetimine mi bırakılacağı konusunda net bir cevap bulunmuyor. Gazze’nin geçici bir Uluslararası İstikrar Gücü tarafından güvence altına alınacağı yönündeki açıklamalar ise gücün hangi ülkelerden oluşacağı, yetkileri ve operasyonel kapsamı konusunda belirsizlikler taşıyor.

Filistin Devleti ve Gazze Üzerindeki Yeni Yaklaşımların Analizi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir