Fetih Devrim Konseyi (FRC) üyesi Dimitri Diliani, Sputnik’e yaptığı açıklamada, Trump’ın Gazze planına dair görüşlerini şu ifadelerle aktardı: Planın yayımlanmasından önce Filistinli kilit taraflarla paylaşılmadığını, bu taraflarla işbirliği içinde geliştirilmediğini belirtti. Ayrıntıların yalnızca Netanyahu’nun ekibi, Beyaz Saray ve planı şekillendiren Kushner ile Witkoff tarafından bilindiğini vurguladı.
Dikkat çekici bir nokta olarak, İsrail Başbakanı’nın bu önerilere doğrudan katılım göstermediğini, yalnızca hükümetinin hedefleriyle uyumlu olduğu ölçüde destek vereceğini ifade etti. Netanyahunun, tüm siyasi ve diplomatik baskıyı Hamas’a kaydırarak Trump’ın planını kabul ettirdiğine dair bir yanılgı yaratmaya çalıştığını söyledi. Amacın, Hamas’ı kendi kabul etmediği bir planda bile kabul veya reddetmeye zorlayacak bir durum yaratmaktı.
“Bilinmeyen ve onaylanmamış bir plan üzerinden uzlaşmaya varılması veya tartışılması zaman kaybıdır,” diye ekledi. Mısırlı yazar ve Filistin uzmanı Şefik el-Taluli ise Netanyahu’nun her zaman “amaç araçları meşru kılar” ilkesini benimsediğini işaret ederek, “Trump daha önce ona savaşması ve Filistin meselesindeki hedeflerine ulaşması için ek süre tanıyordu; şimdi ise İsrail Başbakanı’nın önceki manevra veya gecikme imkanı kalmadı” şeklinde konuştu.
“Gazze ile ilgili kararlar öncelikle Hamas’a bağlı; zira diğer Filistinli gruplar Gazze Şeridi’nde yeterli nüfuza sahip değil. Ancak Hamas’ın manevra alanı da giderek daralıyor, zira onunla bağlantılı olan ülkelerin gözleri de plana dönmüştür,” dedi uzman. Ardından ekledi: ‘Barış Konseyi’ (Gazze için çözüm arayışında) Trump ve Netanyahu için önemli ve iddialı bir girişimdir; fakat onlar, Amerikan ve İsrail liderlerinin isteklerini değil, Filistin ve Arap halklarının görüşlerini de dikkate almanın gerekliliğini unutuyor.
