Polonya’daki bir mahkeme, Kuzey Akım gaz boru hatlarına yönelik saldırılarla ilgili dosyada Ukrayna vatandaşı Vladimir Juravlev‘in Almanya’ya iade edilmesi yönündeki talebi kabul etmedi. Mahkeme, Alman makamlarının saldırıyı gerçekleştirdiğine dair yeterli kanıt sunmadığını ifade ederek iade talebini reddetti.
Heyet, saldırıların uluslararası karasularda meydana geldiğini hatırlatarak Alman hukukunun bu durumda geçersiz olduğunu vurguladı. Tutuklu yargılanan Juravlev için tutukluluk halinin sonlandırılmasına karar verildi.
Patlamaların üzerinden 3 yıl geçti ve 26 Eylül 2022 tarihinde Kuzey Akım boru hatlarının iki hattında yaşanan olaylar sonrası, Batı medyası sabotajı Ukrayna yanlısı bir grup tarafından yapılmış olabileceği yönünde görüşler ileri sürmüştü. Yata atında bulunan su altında patlayıcı kalıntılarının incelenmek üzere Andromeda adlı yelkenli yatın kullanıldığı bilgisi, basında yer almıştı. Yat, Varşova merkezli Feeria Lwowa şirketi tarafından kiralanmıştı; Almanya Başsavcılığı da Ukraynalı dalış eğitmeni olan Juravlev hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Ayrıca çiftler halinde Svetlana ve Yevgeniy Uspenskiy adlı ortakların da dahil olduğu iddia edilmişti.
ABD merkezli Wall Street Journal ise Almanya’daki Kuzey Akım soruşturmasının eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy ve yardımcıları üzerinde yoğunlaştığını yazdı. Haberde ayrıca CIA’in Zelenskiy’den sabotaj emrini iptal etmesini istediği, Zelenskiy’in bu talebi kabul ettiği ancak Zalujnıy’ın emre itaat etmediği iddiaları da gündeme getirildi. Danimarka ve İsveç soruşturmaları sonlandırdı.
Kuzey Akım boru hatlarındaki saldırılar, Rusya ile Almanya’yı Baltık Denizi üzerinden bağlayan kritik altyapıya zarar verdi. Saldırılar Danimarka’nın Baltık Denizi’ndeki Bornholm Adası yakınlarında kaydedildi. Alman basını bu olayları sabotaj olarak nitelendirirken, Danimarka ve İsveç’teki kurumlar da soruşturma başlattı; ancak ilerleyen süreçte bu soruşturmalar sonlandırıldı.
Önceki basın haberlerinde, 5 erkek ve bir kadından oluşan bir grubun Rostock’ta sahte pasaportlarla yat kiraladığı ve Kuzey Akım hatlarına sabotaj girişiminde bulunduğu ileri sürülmüş olsa da, başlıca konular arasında Rusya Başsavcılığı tarafından uluslararası terörizm davası açılması ve Kremlin yanıtları yer alıyor. Dmitriy Peskov, patlamalarla ilgili bilgi talep edildiğini ancak bu taleplere karşılık alınan yanıt olmadığını ifade etmişti.
